FECR SURESİ            ANASAYFAYA DÖN

بِسْمِ اللَّهِ الرَّحْمٰنِ الرَّحِيمِ


SAYFA 593
Ayet 1 Arapça Ayet
وَٱلۡفَجۡرِandolsun fecre
 
ANLAMI
Tanyerinin ağarmasına and olsun;
Ayet 2 Arapça Ayet
وَلَيَالٍve geceyeعَشۡرٖon
 
ANLAMI
Zilhicce ayının ilk on gecesine and olsun;
Ayet 3 Arapça Ayet
وَٱلشَّفۡعِve çift'eوَٱلۡوَتۡرِve tek'e
 
ANLAMI
Herşeyin çiftine de, tekine de and olsun;
Ayet 4 Arapça Ayet
وَٱلَّيۡلِve geceyeإِذَاgitmekte olanيَسۡرِ*
 
ANLAMI
Gelip geçen geceye and olsun ki, bunların her biri akıl sahibi için birer yemine değmez mi?
Ayet 5 Arapça Ayet
هَلۡdeğil mi?فِيvarذَٰلِكَbundaقَسَمٞbir yeminلِّذِيsahibi içinحِجۡرٍakıl
 
ANLAMI
Gelip geçen geceye and olsun ki, bunların her biri akıl sahibi için birer yemine değmez mi?
Ayet 6 Arapça Ayet
أَلَمۡgörmedin mi?تَرَ*كَيۡفَneفَعَلَyaptıرَبُّكَRabbinبِعَادٍAd'e
 
ANLAMI
Rabbinin, hiçbir memlekette benzeri ortaya konmayan sütunlara sahip İrem şehrinde oturan Ad milletine ne ettiğini görmedin mi?
Ayet 7 Arapça Ayet
إِرَمَİrem'e?ذَاتِsütunluٱلۡعِمَادِ*
 
ANLAMI
Rabbinin, hiçbir memlekette benzeri ortaya konmayan sütunlara sahip İrem şehrinde oturan Ad milletine ne ettiğini görmedin mi?
Ayet 8 Arapça Ayet
ٱلَّتِيkiلَمۡyaratılmamıştıيُخۡلَقۡ*مِثۡلُهَاonun eşi;فِيülkeler arasındaٱلۡبِلَٰدِ*
 
ANLAMI
Rabbinin, hiçbir memlekette benzeri ortaya konmayan sütunlara sahip İrem şehrinde oturan Ad milletine ne ettiğini görmedin mi?
Ayet 9 Arapça Ayet
وَثَمُودَve Semud'a?ٱلَّذِينَoyanجَابُواْ*ٱلصَّخۡرَkayalarıبِٱلۡوَادِvadide
 
ANLAMI
Vadide kayaları kesip yontan Semud milletine, memleketlerde aşırı giden, oralarda bozgunculuğu artıran, sarsılmaz bir saltanat sahibi Firavun'a Rabbinin ne ettiğini görmedin mi?
Ayet 10 Arapça Ayet
وَفِرۡعَوۡنَve Fir'avn'a?ذِيsahibiٱلۡأَوۡتَادِkazıklar
 
ANLAMI
Vadide kayaları kesip yontan Semud milletine, memleketlerde aşırı giden, oralarda bozgunculuğu artıran, sarsılmaz bir saltanat sahibi Firavun'a Rabbinin ne ettiğini görmedin mi?
Ayet 11 Arapça Ayet
ٱلَّذِينَkiطَغَوۡاْazmışlardıفِيülkelerdeٱلۡبِلَٰدِ*
 
ANLAMI
Vadide kayaları kesip yontan Semud milletine, memleketlerde aşırı giden, oralarda bozgunculuğu artıran, sarsılmaz bir saltanat sahibi Firavun'a Rabbinin ne ettiğini görmedin mi?
Ayet 12 Arapça Ayet
فَأَكۡثَرُواْçoklarıفِيهَاoralardaٱلۡفَسَادَkötülük etmişlerdi
 
ANLAMI
Vadide kayaları kesip yontan Semud milletine, memleketlerde aşırı giden, oralarda bozgunculuğu artıran, sarsılmaz bir saltanat sahibi Firavun'a Rabbinin ne ettiğini görmedin mi?
Ayet 13 Arapça Ayet
فَصَبَّbu yüzden çarptıعَلَيۡهِمۡonların üzerineرَبُّكَRabbinسَوۡطَkırbacınıعَذَابٍazab
 
ANLAMI
Rabbin onları azap kırbacından geçirmiştir.
Ayet 14 Arapça Ayet
إِنَّelbetteرَبَّكَRabbinلَبِٱلۡمِرۡصَادِgözetleme yerindedir
 
ANLAMI
Doğrusu Rabbin hep gözetlemektedir.
Ayet 15 Arapça Ayet
فَأَمَّاfakatٱلۡإِنسَٰنُinsanإِذَاzamanمَاneٱبۡتَلَىٰهُkendisini sınasaرَبُّهُۥRabbiفَأَكۡرَمَهُۥve ona ikramda bulunsaوَنَعَّمَهُۥve ona ni'met verseفَيَقُولُder kiرَبِّيٓRabbimأَكۡرَمَنِbana ikram etti
 
ANLAMI
Rabbin denemek için bir insana iyilik edip, nimet verdiği zaman, o: "Rabbim beni şerefli kıldı" der.
Ayet 16 Arapça Ayet
وَأَمَّآamaإِذَاzamanمَاneٱبۡتَلَىٰهُonu sınasaفَقَدَرَve daraltsaعَلَيۡهِonaرِزۡقَهُۥrızkınıفَيَقُولُder kiرَبِّيٓRabbimأَهَٰنَنِbeni alçalttı
 
ANLAMI
Ama onu sınamak için rızkını daraltıp bir ölçüye göre verdiği zaman: "Rabbim bana hor baktı" der.
Ayet 17 Arapça Ayet
كَلَّاۖhayırبَلdoğrusuلَّاsiz ikram etmiyorsunuzتُكۡرِمُونَ*ٱلۡيَتِيمَyetime
 
ANLAMI
Hayır; yetime karşı cömert davranmıyorsunuz.
Ayet 18 Arapça Ayet
وَلَاveتَحَـٰٓضُّونَteşvik etmiyorsunuzعَلَىٰyedirmeğeطَعَامِ*ٱلۡمِسۡكِينِyoksula
 
ANLAMI
Yoksulu yedirmek konusunda birbirinize özenmiyorsunuz.
Ayet 19 Arapça Ayet
وَتَأۡكُلُونَve yiyorsunuzٱلتُّرَاثَmirasıأَكۡلٗاbir yiyişleلَّمّٗاhırsla
 
ANLAMI
Size kalan mirası hak gözetmeden yiyorsunuz.
Ayet 20 Arapça Ayet
وَتُحِبُّونَve seviyorsunuzٱلۡمَالَmalıحُبّٗاsevgiyleجَمّٗاpek çok
 
ANLAMI
Malı pek çok seviyorsunuz.
Ayet 21 Arapça Ayet
كَلَّآۖhayırإِذَاzamanدُكَّتِdümdüz edildiğiٱلۡأَرۡضُyerدَكّٗاsarsılaدَكّٗاsarsıla
 
ANLAMI
Ama yer, çarpılıp paralandığı zaman;
Ayet 22 Arapça Ayet
وَجَآءَve geldiği (zaman)رَبُّكَRabbineوَٱلۡمَلَكُmeleklerصَفّٗاsıraصَفّٗاsıra
 
ANLAMI
Melekler sıra sıra dizilip, Rabbinin buyruğu gelince,
Ayet 23 Arapça Ayet
وَجِاْيٓءَve getirildiğiيَوۡمَئِذِۭo günبِجَهَنَّمَۚcehennemيَوۡمَئِذٖişte o günيَتَذَكَّرُanlarٱلۡإِنسَٰنُinsanوَأَنَّىٰartık ne (yararı) var?لَهُkendisineٱلذِّكۡرَىٰanlamanın
 
ANLAMI
O gün, cehennem ortaya konur. O gün insan öğüt almaya çalışır ama artık öğütten ona ne?
SAYFA 594
Ayet 24 Arapça Ayet
يَقُولُder kiيَٰلَيۡتَنِيah keşke benقَدَّمۡتُ(iyi işler) gönderseydimلِحَيَاتِيbu hayatım için
 
ANLAMI
"Keşke bu hayatım için önceden bir şey yapsaymışım" der.
Ayet 25 Arapça Ayet
فَيَوۡمَئِذٖo günلَّاazab edemezيُعَذِّبُ*عَذَابَهُۥٓO'nun yapacağı azabıأَحَدٞhiç kimse
 
ANLAMI
O gün, hiç kimse, Allah'ın azabettiği gibi azabedemez.
Ayet 26 Arapça Ayet
وَلَاveيُوثِقُbağ vuramazوَثَاقَهُۥٓO'nun vuracağı bağıأَحَدٞhiç kimse
 
ANLAMI
Hiç kimse O'nun vurduğu bağ gibisini bağlayamaz.
Ayet 27 Arapça Ayet
يَـٰٓأَيَّتُهَاeyٱلنَّفۡسُnefisٱلۡمُطۡمَئِنَّةُhuzura eren
 
ANLAMI
Ey huzur içinde olan can!
Ayet 28 Arapça Ayet
ٱرۡجِعِيٓdönإِلَىٰRabbineرَبِّكِ*رَاضِيَةٗrazı olarakمَّرۡضِيَّةٗrızasını kazanarak
 
ANLAMI
O, senden, sen de O'ndan hoşnut olarak Rabbine dön!
Ayet 29 Arapça Ayet
فَٱدۡخُلِيve girفِيarasınaعِبَٰدِيkullarım
 
ANLAMI
Ey can! İyi kullarımın arasına gir.
Ayet 30 Arapça Ayet
وَٱدۡخُلِيve girجَنَّتِيcennetime
 
ANLAMI
Cennetime gir.