BURUC SURESİ            ANASAYFAYA DÖN

بِسْمِ اللَّهِ الرَّحْمٰنِ الرَّحِيمِ


SAYFA 590
Ayet 1 Arapça Ayet
وَٱلسَّمَآءِgöğe andolsunذَاتِsahibiٱلۡبُرُوجِburçlar
 
ANLAMI
İçinde burçları bulunan göğe and olsun;
Ayet 2 Arapça Ayet
وَٱلۡيَوۡمِve güne andolsunٱلۡمَوۡعُودِva'dedilen
 
ANLAMI
Söz verilen kıyamet gününe and olsun;
Ayet 3 Arapça Ayet
وَشَاهِدٖve şahide andolsunوَمَشۡهُودٖve şahidlik edilene
 
ANLAMI
Şahitlik edene ve edilene and olsun ki, insanlar öldükten sonra diriltileceklerdir.
Ayet 4 Arapça Ayet
قُتِلَkahrolduأَصۡحَٰبُadamlarıٱلۡأُخۡدُودِhendeğin
 
ANLAMI
Hazırladıkları hendekleri, tutuşturulmuş ateşle doldurarak onun çevresinde oturup, inanmış kimselere dinlerinden dönmeleri için yaptıkları işkenceleri seyredenler kahrolmuştur!
Ayet 5 Arapça Ayet
ٱلنَّارِateşذَاتِdoluٱلۡوَقُودِtutuşturulmuş yakıt
 
ANLAMI
Hazırladıkları hendekleri, tutuşturulmuş ateşle doldurarak onun çevresinde oturup, inanmış kimselere dinlerinden dönmeleri için yaptıkları işkenceleri seyredenler kahrolmuştur!
Ayet 6 Arapça Ayet
إِذۡhaniهُمۡonlarعَلَيۡهَاonun başındaقُعُودٞoturmuşlardı
 
ANLAMI
Hazırladıkları hendekleri, tutuşturulmuş ateşle doldurarak onun çevresinde oturup, inanmış kimselere dinlerinden dönmeleri için yaptıkları işkenceleri seyredenler kahrolmuştur!
Ayet 7 Arapça Ayet
وَهُمۡve onlarعَلَىٰşeyleriمَا*يَفۡعَلُونَyaptıklarıبِٱلۡمُؤۡمِنِينَmü'minlereشُهُودٞseyrediyorlardı
 
ANLAMI
Hazırladıkları hendekleri, tutuşturulmuş ateşle doldurarak onun çevresinde oturup, inanmış kimselere dinlerinden dönmeleri için yaptıkları işkenceleri seyredenler kahrolmuştur!
Ayet 8 Arapça Ayet
وَمَاveنَقَمُواْöc almadılarمِنۡهُمۡonlardanإِلَّآbaşka bir sebepleأَنinanmalarındanيُؤۡمِنُواْ*بِٱللَّهِAllah'aٱلۡعَزِيزِazizٱلۡحَمِيدِövgüye layık
 
ANLAMI
Bu inkarcıların, inananlara kızmaları; onların sadece, göklerin ve yerin hükümranlığı kendisinin bulunan ve övülmeğe layık ve güçlü olan Allah'a inanmış olmalarındandı. Allah her şeye şahiddir.
Ayet 9 Arapça Ayet
ٱلَّذِيO kiلَهُۥO'nundurمُلۡكُhükümranlığıٱلسَّمَٰوَٰتِgöklerinوَٱلۡأَرۡضِۚve yerinوَٱللَّهُve Allahعَلَىٰüzerineكُلِّherشَيۡءٖşeyشَهِيدٌtanıktır
 
ANLAMI
Bu inkarcıların, inananlara kızmaları; onların sadece, göklerin ve yerin hükümranlığı kendisinin bulunan ve övülmeğe layık ve güçlü olan Allah'a inanmış olmalarındandı. Allah her şeye şahiddir.
Ayet 10 Arapça Ayet
إِنَّşüphesizٱلَّذِينَkimselerفَتَنُواْişkence eden(ler)ٱلۡمُؤۡمِنِينَinanan erkeklereوَٱلۡمُؤۡمِنَٰتِve inanan kadınlaraثُمَّsonraلَمۡtevbe etmeyenlerيَتُوبُواْ*فَلَهُمۡonlar için vardırعَذَابُazabıجَهَنَّمَcehennemوَلَهُمۡve onlar için vardırعَذَابُazabıٱلۡحَرِيقِyangın
 
ANLAMI
Ama inanmış erkek ve kadınlara işkence ederek onları dinlerinden çevirmeğe uğraşanlar, eğer tevbe etmezlerse, onlara cehennem azabı vardır. Yakıcı azap da onlaradır.
Ayet 11 Arapça Ayet
إِنَّşüphesizٱلَّذِينَkimselerءَامَنُواْinanan(lar)وَعَمِلُواْve yapanlarٱلصَّـٰلِحَٰتِiyi işlerلَهُمۡonlar için vardırجَنَّـٰتٞcennetlerتَجۡرِيakanمِنaltlarındanتَحۡتِهَا*ٱلۡأَنۡهَٰرُۚırmaklarذَٰلِكَişte budurٱلۡفَوۡزُbaşarıٱلۡكَبِيرُbüyük
 
ANLAMI
Şüphesiz inanıp yararlı işler işleyenlere, onlara, içlerinden ırmaklar akan cennetler vardır. Bu, büyük kurtuluştur.
Ayet 12 Arapça Ayet
إِنَّşüphesizبَطۡشَtutuşuرَبِّكَRabbininلَشَدِيدٌşiddetlidir
 
ANLAMI
Doğrusu Rabbinin yakalaması amansızdır.
Ayet 13 Arapça Ayet
إِنَّهُۥşüphesiz OهُوَO'durيُبۡدِئُilkin var edenوَيُعِيدُsonra yeniden devam eden
 
ANLAMI
Önce yaratıp sonra bunu tekrar eden O'dur.
Ayet 14 Arapça Ayet
وَهُوَve Oٱلۡغَفُورُbağışlayandırٱلۡوَدُودُsevendir
 
ANLAMI
Yüce arşın sahibi, çok seven, bağışlayan O'dur.
Ayet 15 Arapça Ayet
ذُوsahibidirٱلۡعَرۡشِArş'ınٱلۡمَجِيدُyücedir
 
ANLAMI
Yüce arşın sahibi, çok seven, bağışlayan O'dur.
Ayet 16 Arapça Ayet
فَعَّالٞyapandırلِّمَاşeyiيُرِيدُistediği
 
ANLAMI
Her dilediğini mutlaka yapandır.
Ayet 17 Arapça Ayet
هَلۡsana geldimi?أَتَىٰكَ*حَدِيثُhaberiٱلۡجُنُودِorduların
 
ANLAMI
Firavun ve Semud ordularının haberi sana geldi mi?
Ayet 18 Arapça Ayet
فِرۡعَوۡنَFir'avn'ınوَثَمُودَve Semud'un
 
ANLAMI
Firavun ve Semud ordularının haberi sana geldi mi?
Ayet 19 Arapça Ayet
بَلِdoğrusuٱلَّذِينَkimselerكَفَرُواْinkar eden(ler)فِيiçindedirlerتَكۡذِيبٖbir yalanlama
 
ANLAMI
Doğrusu inkar edenler, hep yalanlayagelmişlerdir.
Ayet 20 Arapça Ayet
وَٱللَّهُfakat Allahمِنonları arkalarındanوَرَآئِهِم*مُّحِيطُۢkuşatmıştır
 
ANLAMI
Oysa Allah onları ardlarından çevirmiştir.
Ayet 21 Arapça Ayet
بَلۡhayırهُوَoقُرۡءَانٞbir Kur'an'dırمَّجِيدٞşerefli
 
ANLAMI
Doğrusu sana vahyedilen bu Kitap, Levhi Mahfuz'da bulunan şanlı bir Kuran'dır.
Ayet 22 Arapça Ayet
فِيbir levhadadırلَوۡحٖ*مَّحۡفُوظِۭkorunan
 
ANLAMI
Doğrusu sana vahyedilen bu Kitap, Levhi Mahfuz'da bulunan şanlı bir Kuran'dır.