ABESE SURESİ            ANASAYFAYA DÖN

بِسْمِ اللَّهِ الرَّحْمٰنِ الرَّحِيمِ


SAYFA 585
Ayet 1 Arapça Ayet
عَبَسَsurat astıوَتَوَلَّىٰٓve döndü
 
ANLAMI
Yanına kör bir kimse geldi diye (Peygamber) yüzünü asıp çevirdi.
Ayet 2 Arapça Ayet
أَنdiyeجَآءَهُona geldiٱلۡأَعۡمَىٰkör
 
ANLAMI
Yanına kör bir kimse geldi diye (Peygamber) yüzünü asıp çevirdi.
Ayet 3 Arapça Ayet
وَمَاve ne?يُدۡرِيكَbilirsinلَعَلَّهُۥbelki oيَزَّكَّىٰٓarınacaktır
 
ANLAMI
Ne bilirsin, belki de o arınacak;
Ayet 4 Arapça Ayet
أَوۡyahutيَذَّكَّرُöğüt dinleyecektirفَتَنفَعَهُve kendisine yarayacaktırٱلذِّكۡرَىٰٓöğüt
 
ANLAMI
Yahut öğüt alacaktı da bu öğüt kendisine fayda verecekti.
Ayet 5 Arapça Ayet
أَمَّاamaمَنِkimse iseٱسۡتَغۡنَىٰkendisini muhtaç hissetmeyen
 
ANLAMI
Ama sen, kendisini öğütten müstağni gören kimseyi karşına alıp ilgileniyorsun.
Ayet 6 Arapça Ayet
فَأَنتَsenلَهُۥonaتَصَدَّىٰyöneliyorsun
 
ANLAMI
Ama sen, kendisini öğütten müstağni gören kimseyi karşına alıp ilgileniyorsun.
Ayet 7 Arapça Ayet
وَمَاnedir?عَلَيۡكَsana düşenأَلَّاonun arınmamasındanيَزَّكَّىٰ*
 
ANLAMI
Arınmak istememesinden sana ne?
Ayet 8 Arapça Ayet
وَأَمَّاfakatمَنkimse iseجَآءَكَsana gelenيَسۡعَىٰkoşarak
 
ANLAMI
Sen, Allah'tan korkup sana koşarak gelen kimseye aldırmıyorsun.
Ayet 9 Arapça Ayet
وَهُوَve oيَخۡشَىٰsaygı duyarak
 
ANLAMI
Sen, Allah'tan korkup sana koşarak gelen kimseye aldırmıyorsun.
Ayet 10 Arapça Ayet
فَأَنتَsenعَنۡهُonunlaتَلَهَّىٰilgilenmiyorsun
 
ANLAMI
Sen, Allah'tan korkup sana koşarak gelen kimseye aldırmıyorsun.
Ayet 11 Arapça Ayet
كَلَّآhayırإِنَّهَاelbette oتَذۡكِرَةٞbir hatırlatmadır
 
ANLAMI
Dikkat et; bu Kuran bir öğüttür.
Ayet 12 Arapça Ayet
فَمَنkimseشَآءَdileyenذَكَرَهُۥonu düşünür öğüt alır
 
ANLAMI
Dileyen onu öğüt kabul eder.
Ayet 13 Arapça Ayet
فِيiçindedirصُحُفٖsahifelerمُّكَرَّمَةٖdeğer verilen
 
ANLAMI
O, kutsal kılınmış, yüceltilmiş, arınmış sahifeler üzerindedir.
Ayet 14 Arapça Ayet
مَّرۡفُوعَةٖ(saygı ile) yükseltilenمُّطَهَّرَةِۭtertemiz
 
ANLAMI
O, kutsal kılınmış, yüceltilmiş, arınmış sahifeler üzerindedir.
Ayet 15 Arapça Ayet
بِأَيۡدِيellerindeسَفَرَةٖyazıcıların
 
ANLAMI
İyi kimseler, saygıdeğer elçilerin eliyle yazılmıştır.
Ayet 16 Arapça Ayet
كِرَامِۭdeğerliبَرَرَةٖiyilik sahibi
 
ANLAMI
İyi kimseler, saygıdeğer elçilerin eliyle yazılmıştır.
Ayet 17 Arapça Ayet
قُتِلَkahrolasıٱلۡإِنسَٰنُinsanمَآne kadarأَكۡفَرَهُۥnankördür
 
ANLAMI
Canı çıksın o insanın, o ne nankördür!
Ayet 18 Arapça Ayet
مِنۡhangi-den?أَيِّhangiشَيۡءٍ*خَلَقَهُۥonu yarattı
 
ANLAMI
Allah onu hangi şeyden yaratmış?
Ayet 19 Arapça Ayet
مِنnutfe (sperm)denنُّطۡفَةٍ*خَلَقَهُۥonu yarattıفَقَدَّرَهُۥsonra ona biçim verdi
 
ANLAMI
Onu meniden yaratıp merhalelerden geçirerek ona şekil vermiş;
Ayet 20 Arapça Ayet
ثُمَّsonraٱلسَّبِيلَyoluيَسَّرَهُۥona kolaylaştırdı
 
ANLAMI
Sonra, yolu ona kolaylaştırmıştır.
Ayet 21 Arapça Ayet
ثُمَّsonraأَمَاتَهُۥonu öldürdüفَأَقۡبَرَهُۥkabre koydurdu
 
ANLAMI
Sonra onu öldürür ve kabre koyar.
Ayet 22 Arapça Ayet
ثُمَّsonraإِذَاzamanشَآءَdilediğiأَنشَرَهُۥonu diriltip kaldırdı
 
ANLAMI
Sonra, dilediği zaman onu tekrar diriltir.
Ayet 23 Arapça Ayet
كَلَّاhayırلَمَّاyerine getirmediيَقۡضِ*مَآşeyiأَمَرَهُۥO'nun kendisine emrettiği
 
ANLAMI
Hayır; Allah'ın kendisine buyurduğunu hala yerine getirmemiştir.
Ayet 24 Arapça Ayet
فَلۡيَنظُرِo halde baksınٱلۡإِنسَٰنُinsanإِلَىٰşu yiyeceğineطَعَامِهِۦٓ*
 
ANLAMI
İnsan, yiyeceğine bir baksın;
Ayet 25 Arapça Ayet
أَنَّاbizصَبَبۡنَاdöktükٱلۡمَآءَsuyuصَبّٗاiyice döküşle
 
ANLAMI
Doğrusu suyu bol bol indirmekteyiz.
Ayet 26 Arapça Ayet
ثُمَّsonraشَقَقۡنَاyardıkٱلۡأَرۡضَtoprağıشَقّٗاgüzel bir yarışla
 
ANLAMI
Sonra yeryüzünü iyice yarmakta ve orada taneli ekinler, üzümler, sebzeler, zeytin, hurma ağaçları ve bahçelerde koca koca ağaçlı meyveler ve çayırlar bitirmekteyiz.
Ayet 27 Arapça Ayet
فَأَنۢبَتۡنَاve bitirdikفِيهَاoradaحَبّٗاdane
 
ANLAMI
Sonra yeryüzünü iyice yarmakta ve orada taneli ekinler, üzümler, sebzeler, zeytin, hurma ağaçları ve bahçelerde koca koca ağaçlı meyveler ve çayırlar bitirmekteyiz.
Ayet 28 Arapça Ayet
وَعِنَبٗاve üzümوَقَضۡبٗاve yonca
 
ANLAMI
Sonra yeryüzünü iyice yarmakta ve orada taneli ekinler, üzümler, sebzeler, zeytin, hurma ağaçları ve bahçelerde koca koca ağaçlı meyveler ve çayırlar bitirmekteyiz.
Ayet 29 Arapça Ayet
وَزَيۡتُونٗاve zeytinوَنَخۡلٗاve hurma
 
ANLAMI
Sonra yeryüzünü iyice yarmakta ve orada taneli ekinler, üzümler, sebzeler, zeytin, hurma ağaçları ve bahçelerde koca koca ağaçlı meyveler ve çayırlar bitirmekteyiz.
Ayet 30 Arapça Ayet
وَحَدَآئِقَve bahçelerغُلۡبٗاiri ve gür
 
ANLAMI
Sonra yeryüzünü iyice yarmakta ve orada taneli ekinler, üzümler, sebzeler, zeytin, hurma ağaçları ve bahçelerde koca koca ağaçlı meyveler ve çayırlar bitirmekteyiz.
Ayet 31 Arapça Ayet
وَفَٰكِهَةٗve meyvaوَأَبّٗاve çayır
 
ANLAMI
Sonra yeryüzünü iyice yarmakta ve orada taneli ekinler, üzümler, sebzeler, zeytin, hurma ağaçları ve bahçelerde koca koca ağaçlı meyveler ve çayırlar bitirmekteyiz.
Ayet 32 Arapça Ayet
مَّتَٰعٗاgeçim olarakلَّكُمۡsizin içinوَلِأَنۡعَٰمِكُمۡve hayvanlarınız için
 
ANLAMI
Bunlar sizin ve hayvanlarınız için geçimliktir.
Ayet 33 Arapça Ayet
فَإِذَاzamanجَآءَتِgeldiğiٱلصَّآخَّةُkulakları sağır eden o ses
 
ANLAMI
O muazzam gürültü, kıyamet kopup geldiği zaman;
Ayet 34 Arapça Ayet
يَوۡمَişte o günيَفِرُّkaçarٱلۡمَرۡءُkişiمِنۡkardeşindenأَخِيهِ*
 
ANLAMI
O gün, kişi kardeşinden, annesinden, babasından, karısından ve oğullarından, kaçar.
Ayet 35 Arapça Ayet
وَأُمِّهِۦve anasındanوَأَبِيهِve babası(ndan)
 
ANLAMI
O gün, kişi kardeşinden, annesinden, babasından, karısından ve oğullarından, kaçar.
Ayet 36 Arapça Ayet
وَصَٰحِبَتِهِۦve eşi(nden)وَبَنِيهِve oğulları(ndan)
 
ANLAMI
O gün, kişi kardeşinden, annesinden, babasından, karısından ve oğullarından, kaçar.
Ayet 37 Arapça Ayet
لِكُلِّhepsinin vardırٱمۡرِيٕٖher kişininمِّنۡهُمۡonlardanيَوۡمَئِذٖo günشَأۡنٞbir derdiيُغۡنِيهِkendisine yeter
 
ANLAMI
O gün, herkesin kendine yeter derdi vardır.
Ayet 38 Arapça Ayet
وُجُوهٞyüzler (var ki)يَوۡمَئِذٖo günمُّسۡفِرَةٞparıl parıl
 
ANLAMI
O gün bir takım yüzler aydınlıktır, gülmekte ve sevinmektedir.
Ayet 39 Arapça Ayet
ضَاحِكَةٞgüleçtirمُّسۡتَبۡشِرَةٞsevinçlidir
 
ANLAMI
O gün bir takım yüzler aydınlıktır, gülmekte ve sevinmektedir.
Ayet 40 Arapça Ayet
وَوُجُوهٞve yüzler (vardır)يَوۡمَئِذٍo günعَلَيۡهَاüzeriغَبَرَةٞtozlanmış
 
ANLAMI
O gün birtakım yüzler de tozlanmış ve onları karanlık bürümüştür.
Ayet 41 Arapça Ayet
تَرۡهَقُهَاonları bürümüşقَتَرَةٌkaranlık
 
ANLAMI
O gün birtakım yüzler de tozlanmış ve onları karanlık bürümüştür.
Ayet 42 Arapça Ayet
أُوْلَـٰٓئِكَişteهُمُonlarٱلۡكَفَرَةُkafirlerdirٱلۡفَجَرَةُHak'tan sapanlardır
 
ANLAMI
İşte bunlar inkarcı olanlar, Allah'ın buyruğundan çıkanlardır.