ANLAMI
İnsanoğlu, var edilip bahse değer bir şey olana kadar, şüphesiz,
uzun bir zaman geçmemiş midir?
Ayet 2Arapça
Ayet
إِنَّاdoğrusu
bizخَلَقۡنَاyarattıkٱلۡإِنسَٰنَinsanıمِنbir
nutfedenنُّطۡفَةٍ*أَمۡشَاجٖkarışıkنَّبۡتَلِيهِimtihan
etmek içinفَجَعَلۡنَٰهُve
onu yaptıkسَمِيعَۢاişiticiبَصِيرًاgörücü
ANLAMI
Biz insanı katışık bir nutfeden yaratmışızdır; onu deneriz; bu
yüzden, onun işitmesini ve görmesini sağlamışızdır.
Ayet 3Arapça
Ayet
إِنَّاelbette
bizهَدَيۡنَٰهُona
gösterdikٱلسَّبِيلَyoluإِمَّاyaشَاكِرٗاşükrederوَإِمَّاveyaكَفُورًاnankör
olur
ANLAMI
Şüphesiz ona yol gösterdik; buna kimi şükreder, kimi de
nankörlük.
Ayet 4Arapça
Ayet
إِنَّآelbette
bizأَعۡتَدۡنَاhazırlamışızdırلِلۡكَٰفِرِينَkafirler
içinسَلَٰسِلَاْzincirlerوَأَغۡلَٰلٗاve
demir halkalarوَسَعِيرًاve
alevli bir ateş
ANLAMI
Doğrusu, inkarcılar için zincirler, demir halkalar ve çılgın
alevli cehennem hazırladık.
ANLAMI
"Biz sizi ancak Allah rızası için doyuruyoruz, bir karşılık ve
teşekkür beklemiyoruz. Doğrusu biz çok asık suratların
bulunacağı bir günde Rabbimizden korkarız" derler.
Ayet 10Arapça
Ayet
إِنَّاçünkü
bizنَخَافُkorkarızمِنRabbimizdenرَّبِّنَا*يَوۡمًاbir
gündeعَبُوسٗاsuratsızقَمۡطَرِيرٗاçok
katı
ANLAMI
"Biz sizi ancak Allah rızası için doyuruyoruz, bir karşılık ve
teşekkür beklemiyoruz. Doğrusu biz çok asık suratların
bulunacağı bir günde Rabbimizden korkarız" derler.
Ayet 11Arapça
Ayet
فَوَقَىٰهُمُonları
korumuşturٱللَّهُAllahشَرَّşerrindenذَٰلِكَoٱلۡيَوۡمِgününوَلَقَّىٰهُمۡve
onlara vermiştirنَضۡرَةٗparlaklıkوَسُرُورٗاve
sevinç
ANLAMI
Allah da onları bu yüzden o günün fenalığından korur; onların
yüzüne parlaklık ve neşe verir.
ANLAMI
Sabırlarının karşılığı, cennet ve oradaki ipeklerdir.
Ayet 13Arapça
Ayet
مُّتَّكِـِٔينَyaslanırlarفِيهَاoradaعَلَىüzerindeٱلۡأَرَآئِكِۖdivanlarلَاgörmezlerيَرَوۡنَ*فِيهَاoradaشَمۡسٗا(yakıcı)
güneşوَلَاve
ne deزَمۡهَرِيرٗاdondurucu
soğuk
ANLAMI
Orada tahtlara yaslanırlar; orada yakıcı sıcak ve dondurucu
soğuk görmezler.
ANLAMI
Yanlarında ölümsüz gençler dolaşır; onları gördüğünde saçılmış
birer inci sanırsın.
Ayet 20Arapça
Ayet
وَإِذَاve
zamanرَأَيۡتَbaktığınثَمَّsonraرَأَيۡتَgörürsünنَعِيمٗاbir
ni'metوَمُلۡكٗاve
bir mülkكَبِيرًاbüyük
ANLAMI
Oranın neresine baksan, nimet ve büyük bir saltanat görürsün.
Ayet 21Arapça
Ayet
عَٰلِيَهُمۡüstlerinde
vardırثِيَابُgiysilerسُندُسٍince
ipektenخُضۡرٞyeşilوَإِسۡتَبۡرَقٞۖve
kalın ipektenوَحُلُّوٓاْve
takınmışlardırأَسَاوِرَbileziklerمِنgümüştenفِضَّةٖ*وَسَقَىٰهُمۡve
onlara içirmiştirرَبُّهُمۡRableriشَرَابٗاbir
içkiطَهُورًاtertemiz
ANLAMI
Üzerlerinde ince yeşil ipekli, parlak atlastan elbiseler vardır;
gümüş bileziklerle süslenmişlerdir Rableri onlara tertemiz
içecekler içirir.
Ayet 22Arapça
Ayet
إِنَّşüphesizهَٰذَاbuكَانَolduلَكُمۡsizinجَزَآءٗödülünüzوَكَانَve
olmuşturسَعۡيُكُمçalışmanızمَّشۡكُورًاteşekküre
layık
ANLAMI
"İşte bu sizin işlediklerinizin karşılığıdır, çalışmalarınız
şükre değer" denir.
Ayet 23Arapça
Ayet
إِنَّاmuhakkak
BizizنَحۡنُbizنَزَّلۡنَاindirdikعَلَيۡكَsanaٱلۡقُرۡءَانَKur'an'ıتَنزِيلٗاparça
parça
ANLAMI
Kuran'ı sana indiren şüphesiz Biziz.
Ayet 24Arapça
Ayet
فَٱصۡبِرۡo
halde sabretلِحُكۡمِhükmüneرَبِّكَRabbininوَلَاveتُطِعۡita'at
etmeمِنۡهُمۡonlardanءَاثِمًاgünahkaraأَوۡyahutكَفُورٗاinkarcıya
ANLAMI
Rabbinin hükmüne kadar sabret; onların günah işleyen ve inkarcı
olanlarına uyma.
Ayet 25Arapça
Ayet
وَٱذۡكُرِve
anٱسۡمَadınıرَبِّكَRabbininبُكۡرَةٗsabahوَأَصِيلٗاve
akşam
ANLAMI
Rabbinin adını sabah akşam an.
SAYFA 580
Ayet 26Arapça
Ayet
وَمِنَbir
bölümündeٱلَّيۡلِgeceninفَٱسۡجُدۡsecde
etلَهُۥO'naوَسَبِّحۡهُve
O'nu tesbih eyleلَيۡلٗاgeceleyinطَوِيلًاuzun
zaman
ANLAMI
Geceleyin O'na secde et; O'nu geceleri uzun uzun tesbih et.
ANLAMI
Bu sadece bir öğüttür; dileyen, Rabbine giden yolu tutar.
Ayet 30Arapça
Ayet
وَمَاveتَشَآءُونَsiz
dileyemezsinizإِلَّآdışındaأَنdilemesiيَشَآءَ*ٱللَّهُۚAllah'ınإِنَّşüphesizٱللَّهَAllahكَانَbilendirعَلِيمًا*حَكِيمٗاhüküm
ve hikmet sahibidir
ANLAMI
Allah dilemedikçe siz dileyemezsiniz. Doğrusu Allah, bilendir,
Hakim'dir.