TALAK SURESİ            ANASAYFAYA DÖN

بِسْمِ اللَّهِ الرَّحْمٰنِ الرَّحِيمِ


SAYFA 558
Ayet 1 Arapça Ayet
يَـٰٓأَيُّهَاeyٱلنَّبِيُّpeygamberإِذَاzamanطَلَّقۡتُمُboşa(mak iste)diğinizٱلنِّسَآءَkadınlarıفَطَلِّقُوهُنَّonları boşayınلِعِدَّتِهِنَّiddetleri içindeوَأَحۡصُواْve sayınٱلۡعِدَّةَۖiddetiوَٱتَّقُواْve korkunٱللَّهَAllah'tanرَبَّكُمۡۖRabbinizلَاonları çıkarmayınتُخۡرِجُوهُنَّ*مِنۢevlerindenبُيُوتِهِنَّ*وَلَاveيَخۡرُجۡنَkendileri de çıkmasınlarإِلَّآancak başkadırأَنgelmeleriيَأۡتِينَ*بِفَٰحِشَةٖbir edepsizlikleمُّبَيِّنَةٖۚapaçıkوَتِلۡكَbunlarحُدُودُsınırlarıdırٱللَّهِۚAllah'ınوَمَنve kimيَتَعَدَّgeçerseحُدُودَsınırlarınıٱللَّهِAllah'ınفَقَدۡgerçektenظَلَمَyazık etmiştirنَفۡسَهُۥۚkendisineلَاbilmezsinتَدۡرِي*لَعَلَّbelkiٱللَّهَAllahيُحۡدِثُortaya çıkarırبَعۡدَsonraذَٰلِكَbundanأَمۡرٗاyeni bir iş
 
ANLAMI
Ey Peygamber! Kadınları boşayacağınızda, onları, iddetlerini gözeterek boşayın ve iddeti sayın; Rabbiniz olan Allah'tan sakının; onları, apaçık bir hayasızlık yapmaları hali bir yana evlerinden çıkarmayın, onlar da çıkmasınlar. Bunlar, Allah'ın sınırlarıdır. Allah'ın sınırlarını kim aşarsa, şüphesiz, kendine yazık etmiş olur. Bilmezsin, olur ki, Allah bunun ardından bir hal meydana getirir.
Ayet 2 Arapça Ayet
فَإِذَاzamanبَلَغۡنَvardıklarıأَجَلَهُنَّsürelerinin sonunaفَأَمۡسِكُوهُنَّonları (yanınızda) tutunبِمَعۡرُوفٍgüzelceأَوۡyahutفَارِقُوهُنَّonlardan ayrılınبِمَعۡرُوفٖgüzellikleوَأَشۡهِدُواْve şahid tutunذَوَيۡsahibi iki kişiyiعَدۡلٖadaletمِّنكُمۡiçinizdenوَأَقِيمُواْve yapınٱلشَّهَٰدَةَşahidliğiلِلَّهِۚAllah içinذَٰلِكُمۡişte budurيُوعَظُöğütlenenبِهِۦonunlaمَنkimseyeكَانَinananيُؤۡمِنُ*بِٱللَّهِAllah'aوَٱلۡيَوۡمِve gününeٱلۡأٓخِرِۚahiretوَمَنve kimيَتَّقِsakınırsaٱللَّهَAllah'danيَجۡعَلyaratırلَّهُۥonaمَخۡرَجٗاbir çıkış
 
ANLAMI
Kadınların iddet süreleri biteceğinde, onları ya uygun bir şekilde alıkoyun, ya da onlardan ayrılın; içinizden de iki adil şahit getirin; şahidliği Allah için yapın; işte bu, Allah'a ve ahiret gününe inanan kimseye verilen öğüttür. Allah, kendisine karşı gelmekten sakınan kimseye kurtuluş yolu sağlar, ona beklemediği yerden rızık verir. Allah'a güvenen kimseye O yeter. Allah, buyruğunu yerine getirendir. Allah her şey için bir ölçü var etmiştir.
Ayet 3 Arapça Ayet
وَيَرۡزُقۡهُve onu rızıklandırırمِنۡyerdenحَيۡثُ*لَاummadığıيَحۡتَسِبُۚ*وَمَنve kimيَتَوَكَّلۡdayanırsaعَلَىAllah'aٱللَّهِ*فَهُوَOحَسۡبُهُۥٓۚona yeterإِنَّşüphesizٱللَّهَAllahبَٰلِغُyerine getirendirأَمۡرِهِۦۚbuyruğunuقَدۡelbetteجَعَلَkoymuşturٱللَّهُAllahلِكُلِّiçinشَيۡءٖherşeyقَدۡرٗاbir ölçü
 
ANLAMI
Kadınların iddet süreleri biteceğinde, onları ya uygun bir şekilde alıkoyun, ya da onlardan ayrılın; içinizden de iki adil şahit getirin; şahidliği Allah için yapın; işte bu, Allah'a ve ahiret gününe inanan kimseye verilen öğüttür. Allah, kendisine karşı gelmekten sakınan kimseye kurtuluş yolu sağlar, ona beklemediği yerden rızık verir. Allah'a güvenen kimseye O yeter. Allah, buyruğunu yerine getirendir. Allah her şey için bir ölçü var etmiştir.
Ayet 4 Arapça Ayet
وَٱلَّـٰٓـِٔيve onlarيَئِسۡنَkesilenlerمِنَadettenٱلۡمَحِيضِ*مِنkadınlarınızdanنِّسَآئِكُمۡ*إِنِeğerٱرۡتَبۡتُمۡşüphe edersenizفَعِدَّتُهُنَّonların bekleme süresiثَلَٰثَةُüçأَشۡهُرٖaydırوَٱلَّـٰٓـِٔيve olanlar daلَمۡhenüz adet görmeyenlerيَحِضۡنَۚ*وَأُوْلَٰتُve olanlarınٱلۡأَحۡمَالِgebeأَجَلُهُنَّsüresiأَنdoğumlarına kadardırيَضَعۡنَ*حَمۡلَهُنَّۚyükleriniوَمَنve kimيَتَّقِkorkarsaٱللَّهَAllah'tanيَجۡعَلyaratırلَّهُۥonaمِنۡişindeأَمۡرِهِۦ*يُسۡرٗاbir kolaylık
 
ANLAMI
Kadınlarınızdan ay hali görmekten kesilenler ile henüz ay hali görmemiş olanların iddetleri hususunda şüpheye düşerseniz, bilin ki, onların iddet beklemesi üç aydır; gebe olanların iddeti, doğurmaları ile tamamlanır. Allah, buyruğuna karşı gelmekten sakınan kimseye işinde kolaylık verir.
Ayet 5 Arapça Ayet
ذَٰلِكَbuأَمۡرُbuyruğudurٱللَّهِAllah'ınأَنزَلَهُۥٓindirdiğiإِلَيۡكُمۡۚsizeوَمَنve kimيَتَّقِkorkarsaٱللَّهَAllah'tanيُكَفِّرۡörterعَنۡهُonunسَيِّـَٔاتِهِۦkötülükleriniوَيُعۡظِمۡve büyütürلَهُۥٓonunأَجۡرًاmükafatını
 
ANLAMI
Bu, Allah'ın size indirmiş olduğu buyruğudur. Kim Allah'ın buyruğuna karşı gelmekten sakınırsa, O, onun kötülüklerini örter, ecrini büyültür.
SAYFA 559
Ayet 6 Arapça Ayet
أَسۡكِنُوهُنَّonları oturtunمِنۡyerdeحَيۡثُ*سَكَنتُمoturduğunuzمِّنgücünüz ölçüsündeوُجۡدِكُمۡ*وَلَاveتُضَآرُّوهُنَّonlara zarar vermeyinلِتُضَيِّقُواْsıkıntıya sokmak içinعَلَيۡهِنَّۚonlarıوَإِنve şayetكُنَّiselerأُوْلَٰتِonlarحَمۡلٖgebeفَأَنفِقُواْgeçimini sağlayınعَلَيۡهِنَّonlarınحَتَّىٰkadarيَضَعۡنَbırakıncayaحَمۡلَهُنَّۚyükleriniفَإِنۡeğerأَرۡضَعۡنَ(çocuğunuzu) emzirirlerseلَكُمۡsizin içinفَـَٔاتُوهُنَّonlara verinأُجُورَهُنَّücretleriniوَأۡتَمِرُواْve konuşup anlaşınبَيۡنَكُمaranızdaبِمَعۡرُوفٖۖgüzellikleوَإِنeğerتَعَاسَرۡتُمۡgüçlük çekersenizفَسَتُرۡضِعُo zaman emzirecektirلَهُۥٓonuأُخۡرَىٰbaşka biri
 
ANLAMI
Boşadığınız, fakat iddeti dolmamış kadınları gücünüz nispetinde, kendi oturduğunuz yerde oturtun. Onları sıkıntıya sokmak için zarar vermeye kalkışmayın. Eğer hamile iseler, doğurmalarına kadar nafakalarını verin. Çocuğu sizin için emzirirlerse, onlara ücretlerini ödeyin; aranızda uygun bir şekilde anlaşın; eğer güçlükle karşılaşırsanız çocuğu başka bir kadın emzirebilir.
Ayet 7 Arapça Ayet
لِيُنفِقۡnafaka versinذُوsahip (olan)سَعَةٖgeniş imkanaمِّنgöreسَعَتِهِۦۖgenişliğineوَمَنve kimseقُدِرَkısıtlı olanعَلَيۡهِaleyhineرِزۡقُهُۥrızkıفَلۡيُنفِقۡversinمِمَّآşeydenءَاتَىٰهُkendisine verdiğiٱللَّهُۚAllah'ınلَاsorumlu tutmazيُكَلِّفُ*ٱللَّهُAllahنَفۡسًاbir kişiyeإِلَّاbaşkasıylaمَآverdiğindenءَاتَىٰهَاۚ*سَيَجۡعَلُyaratacaktırٱللَّهُAllahبَعۡدَsonraعُسۡرٖbir güçlüktenيُسۡرٗاbir kolaylık
 
ANLAMI
Varlıklı olan kimse, nafakayı varlığına göre versin; rızkı ancak kendisine yetecek kadar verilmiş olan kimse, Allah'ın kendisine verdiğinden versin; Allah kimseye, verdiği rızkı aşan bir yük yüklemez. Allah, güçlükten sonra kolaylık verir.
Ayet 8 Arapça Ayet
وَكَأَيِّنnicesiمِّنkentlerdenقَرۡيَةٍ*عَتَتۡbaş kaldırdıعَنۡbuyruğunaأَمۡرِ*رَبِّهَاRabbininوَرُسُلِهِۦve elçilerininفَحَاسَبۡنَٰهَاbiz de onu hesaba çektikحِسَابٗاbir hesablaشَدِيدٗاçetinوَعَذَّبۡنَٰهَاve ona azabettikعَذَابٗاbir azablaنُّكۡرٗاkorkunç
 
ANLAMI
Rablerinin ve O'nun peygamberlerinin buyruğundan çıkan nice kasabalar halkını Biz, çetin bir hesaba çekmiş, onları, görülmedik bir azaba uğratmışızdır.
Ayet 9 Arapça Ayet
فَذَاقَتۡtaddıوَبَالَvebaliniأَمۡرِهَاişininوَكَانَve idiعَٰقِبَةُsonucuأَمۡرِهَاişininخُسۡرًاbir ziyan
 
ANLAMI
Onlar, işlerinin karşılığını tattılar; işlerinin sonu hüsran oldu.
Ayet 10 Arapça Ayet
أَعَدَّhazırlamıştırٱللَّهُAllahلَهُمۡonlaraعَذَابٗاbir azabشَدِيدٗاۖşiddetliفَٱتَّقُواْo halde korkunٱللَّهَAllah'tanيَـٰٓأُوْلِيey sahipleriٱلۡأَلۡبَٰبِsağduyuٱلَّذِينَinanmış olanءَامَنُواْۚ*قَدۡandolsunأَنزَلَindirdiٱللَّهُAllahإِلَيۡكُمۡsizeذِكۡرٗاbir uyarı
 
ANLAMI
Allah onlara çetin bir azap hazırlamıştır. Ey inanmış olan akıl sahipleri! Allah'tan sakının; Allah size Kuran'ı indirmiştir.
Ayet 11 Arapça Ayet
رَّسُولٗاbir elçi (gönderdi)يَتۡلُواْokuyanعَلَيۡكُمۡsizeءَايَٰتِayetleriniٱللَّهِAllah'ınمُبَيِّنَٰتٖaçık açıkلِّيُخۡرِجَçıkarsın diyeٱلَّذِينَkimseleriءَامَنُواْinanan(ları)وَعَمِلُواْve yapanlarıٱلصَّـٰلِحَٰتِyararlı işlerمِنَkaranlıklardanٱلظُّلُمَٰتِ*إِلَىaydınlığaٱلنُّورِۚ*وَمَنve kimيُؤۡمِنۢinanırبِٱللَّهِAllah'aوَيَعۡمَلۡve yaparsaصَٰلِحٗاyararlı işيُدۡخِلۡهُonu sokarجَنَّـٰتٖcennetlereتَجۡرِيakanمِنaltlarındanتَحۡتِهَا*ٱلۡأَنۡهَٰرُırmaklarخَٰلِدِينَkalacaklarıفِيهَآiçindeأَبَدٗاۖebediقَدۡgerçektenأَحۡسَنَen güzeli vermiştirٱللَّهُAllahلَهُۥonaرِزۡقًاrızık olarak
 
ANLAMI
İnanıp yararlı işler işleyenleri karanlıklardan aydınlığa çıkarmak üzere, size Allah'ın apaçık ayetlerini okuyan bir Peygamber göndermiştir. Kim Allah'a inanır ve yararlı iş işlerse, Allah onu, içinde temelli ve sonsuz kalınacak, içlerinden ırmaklarakan cennetlere koyar. Allah ona gerçekten güzel rızık vermiştir.
Ayet 12 Arapça Ayet
ٱللَّهُAllahٱلَّذِيO'dur kiخَلَقَyarattıسَبۡعَyediسَمَٰوَٰتٖgöğüوَمِنَve yerdenٱلۡأَرۡضِ*مِثۡلَهُنَّۖonların benzeriniيَتَنَزَّلُinerٱلۡأَمۡرُbuyruğuبَيۡنَهُنَّbunlar arasındaلِتَعۡلَمُوٓاْbilesiniz diyeأَنَّşüphesizٱللَّهَAllah'ınعَلَىٰüzerineكُلِّherشَيۡءٖşeyقَدِيرٞkadir olduğunuوَأَنَّve şüphesizٱللَّهَAllah'ınقَدۡmuhakkakأَحَاطَkuşatmış bulunduğunuبِكُلِّherشَيۡءٍşeyiعِلۡمَۢاbilgice
 
ANLAMI
Yedi göğü ve yerden de bir o kadarını yaratan Allah'tır, Allah'ın herşeye Kadir olduğunu ve Allah'ın ilminin herşeyi kuşattığını bilmeniz için Allah'ın buyruğu bunlar arasında iner durur.