MÜNAFİKUN SURESİ            ANASAYFAYA DÖN

بِسْمِ اللَّهِ الرَّحْمٰنِ الرَّحِيمِ


Ayet 1
 Arapça Ayet
إِذَاzamanجَآءَكَsana geldikleriٱلۡمُنَٰفِقُونَmünafıklarقَالُواْderlerنَشۡهَدُtanıklık ederizإِنَّكَmuhakkak ki seninلَرَسُولُelçisi olduğunaٱللَّهِۗAllah'ınوَٱللَّهُve Allahيَعۡلَمُbilir (ki)إِنَّكَsen muhakkakلَرَسُولُهُۥonun elçisisinوَٱللَّهُve Allahيَشۡهَدُtanıklık ederإِنَّşüphesizٱلۡمُنَٰفِقِينَmünafıklarınلَكَٰذِبُونَyalancılıklarına
 
ANLAMI
İkiyüzlüler sana gelince: "Senin şüphesiz Allah'ın Peygamberi olduğuna şehadet ederiz" derler. Allah, senin kendisinin peygamberi olduğunu bilir; bunun yanında Allah, ikiyüzlülerin yalancı olduklarını da bilir.
Ayet 2 Arapça Ayet
ٱتَّخَذُوٓاْyaptılarأَيۡمَٰنَهُمۡyeminleriniجُنَّةٗkalkanفَصَدُّواْengel oldularعَنyolundanسَبِيلِ*ٱللَّهِۚAllah'ınإِنَّهُمۡelbette onlarınسَآءَne kötüdürمَاşeylerكَانُواْolduklarıيَعۡمَلُونَyapmış
 
ANLAMI
Onlar, yeminlerini kalkan edinerek Allah'ın yolundan alıkoyarlar. İşledikleri işler gerçekten ne kötüdür!
Ayet 3 Arapça Ayet
ذَٰلِكَbuبِأَنَّهُمۡonların sebebiyledirءَامَنُواْinanmalarıثُمَّsonra daكَفَرُواْinkar etmeleriفَطُبِعَbu yüzden mühürlendiعَلَىٰüzeriقُلُوبِهِمۡkalblerininفَهُمۡartık onlarلَاanlamazlarيَفۡقَهُونَ*
 
ANLAMI
Bu, önce inanıp sonra inkar etmiş olmalarındandır. Bu yüzden kalbleri mühürlenmiştir; artık anlamazlar.
Ayet 4 Arapça Ayet
۞وَإِذَاve zamanرَأَيۡتَهُمۡonları gördüğünتُعۡجِبُكَhoşuna giderأَجۡسَامُهُمۡۖcisimleriوَإِنve eğerيَقُولُواْkonuşsalarتَسۡمَعۡdinlersinلِقَوۡلِهِمۡۖsözleriniكَأَنَّهُمۡonlar gibidirlerخُشُبٞodunlarمُّسَنَّدَةٞۖdayatılmışيَحۡسَبُونَsanırlarكُلَّherصَيۡحَةٍbağırtıyıعَلَيۡهِمۡۚkendi aleyhlerindeهُمُonlarٱلۡعَدُوُّdüşmandırفَٱحۡذَرۡهُمۡۚonlardan sakınقَٰتَلَهُمُonları kahretsinٱللَّهُۖAllahأَنَّىٰnasıl da?يُؤۡفَكُونَdöndürülüyorlar
 
ANLAMI
Onlara baktığın zaman cüsseleri hoşuna gider; konuşurlarsa sözlerini dinlersin; tıpkı, sıralanmış kof kütük gibidirler; her çığlığı kendi aleyhlerine sayarlar; onlar düşmandır, onlardan çekin; Allah canlarını alsın, nasıl da aldatılıp döndürülüyorlar.
SAYFA 555
Ayet 5 Arapça Ayet
وَإِذَاve zamanقِيلَdendiğiلَهُمۡonlaraتَعَالَوۡاْgelinيَسۡتَغۡفِرۡmağfiret dilesinلَكُمۡsizin içinرَسُولُElçisiٱللَّهِAllah'ınلَوَّوۡاْçevirirlerرُءُوسَهُمۡbaşlarınıوَرَأَيۡتَهُمۡve onları görürsünيَصُدُّونَyüz çevirdikleriniوَهُمve onlarمُّسۡتَكۡبِرُونَbüyüklük taslarlar
 
ANLAMI
Onlara: "Gelin de Allah'ın Peygamberi sizin için mağfiret dilesin" dendiği zaman, başlarını çevirirler; büyüklük taslayarak yüz çevirdiklerini görürsün.
Ayet 6 Arapça Ayet
سَوَآءٌeşittirعَلَيۡهِمۡonlaraأَسۡتَغۡفَرۡتَmağfiret dilesen deلَهُمۡonlar içinأَمۡya daلَمۡmağfiret dilemesen deتَسۡتَغۡفِرۡ*لَهُمۡonlar içinلَنaslaيَغۡفِرَbağışlamayacaktırٱللَّهُAllahلَهُمۡۚonlarıإِنَّçünküٱللَّهَAllahلَاyola iletmezيَهۡدِي*ٱلۡقَوۡمَtopluluğuٱلۡفَٰسِقِينَyoldan çıkan
 
ANLAMI
Onlar için, bağışlanma dilesen de dilemesen de birdir; Allah onları bağışlamayacaktır. Doğrusu Allah, yoldan çıkmış milleti doğru yola eriştirmez.
Ayet 7 Arapça Ayet
هُمُonlarٱلَّذِينَkiيَقُولُونَdiyorlarلَاbir şey vermeyinتُنفِقُواْ*عَلَىٰbulunanlaraمَنۡ*عِندَyanındaرَسُولِElçisininٱللَّهِAllah'ınحَتَّىٰdağılıp gitsinlerيَنفَضُّواْۗ*وَلِلَّهِAllah'ındırخَزَآئِنُhazineleriٱلسَّمَٰوَٰتِgöklerinوَٱلۡأَرۡضِve yerinوَلَٰكِنَّfakatٱلۡمُنَٰفِقِينَmünafıklarلَاanlamazlarيَفۡقَهُونَ*
 
ANLAMI
Bunlar: "Allah'ın Peygamberinin yanında bulunanlara bir şey vermeyin de dağılıp gitsinler" diyen kimselerdir. Oysa göklerin ve yerin hazineleri Allah'ındır, ama ikiyüzlüler bu gerçeği anlamazlar.
Ayet 8 Arapça Ayet
يَقُولُونَdiyorlar kiلَئِنandolsun eğerرَّجَعۡنَآdönersekإِلَىMedine'yeٱلۡمَدِينَةِ*لَيُخۡرِجَنَّmutlaka çıkaracaktırٱلۡأَعَزُّüstün olanمِنۡهَاoradanٱلۡأَذَلَّۚalçak olanıوَلِلَّهِAllah'a mahsusturٱلۡعِزَّةُüstünlükوَلِرَسُولِهِۦve Elçisineوَلِلۡمُؤۡمِنِينَve ve mü'minlereوَلَٰكِنَّfakat;ٱلۡمُنَٰفِقِينَmünafıklarلَاbilmezlerيَعۡلَمُونَ*
 
ANLAMI
"Eğer bu savaşdan Medine'ye dönersek, şerefli kimseler alçakları and olsun ki, oradan çıkaracaktır" diyorlardı. Oysa, şeref Allah'ın, Peygamberinin ve inananlarındır, ama ikiyüzlüler bu gerçeği bilmezler.
Ayet 9 Arapça Ayet
يَـٰٓأَيُّهَاeyٱلَّذِينَkimselerءَامَنُواْinanan(lar)لَاsizi alıkoymasınتُلۡهِكُمۡ*أَمۡوَٰلُكُمۡmallarınızوَلَآve ne deأَوۡلَٰدُكُمۡçocuklarınızعَنanmaktanذِكۡرِ*ٱللَّهِۚAllah'ıوَمَنve kimيَفۡعَلۡyaparsaذَٰلِكَbunuفَأُوْلَـٰٓئِكَişteهُمُonlarٱلۡخَٰسِرُونَziyana uğrayanlardır
 
ANLAMI
Ey inananlar! Sizi, mallarınız ve çocuklarınız Allah'ı anmaktan alıkoymasın; böyle olanlar hüsrana uğrayanlardır.
Ayet 10 Arapça Ayet
وَأَنفِقُواْsadaka verinمِن0مَّا*رَزَقۡنَٰكُمsize verdiğimiz rızıktanمِّنönceقَبۡلِ*أَنgelmedenيَأۡتِيَ*أَحَدَكُمُbirinizeٱلۡمَوۡتُölümفَيَقُولَve demedenرَبِّRabbimلَوۡلَآkeşkeأَخَّرۡتَنِيٓbeni erteleseydinإِلَىٰٓkadarأَجَلٖbir süreyeقَرِيبٖyakınفَأَصَّدَّقَsadaka verseydimوَأَكُنve olsaydımمِّنَiyilerdenٱلصَّـٰلِحِينَ*
 
ANLAMI
Birine ölüm gelip de: "Rabbim! Beni yakın bir süreye kadar ertelesen de, sadaka versem, iyilerden olsam" diyeceği zaman gelmezden önce, size verdiğimiz rızıklardan sarfedin.
Ayet 11 Arapça Ayet
وَلَنve aslaيُؤَخِّرَertelemezٱللَّهُAllahنَفۡسًاhiçbir canıإِذَاgeldiğindeجَآءَ*أَجَلُهَاۚsüresiوَٱللَّهُve Allahخَبِيرُۢhaber alandırبِمَاşeyleriتَعۡمَلُونَyaptıklarınız
 
ANLAMI
Bir canın eceli gelip çatınca, Allah onu asla geri bırakmaz; Allah, işlediklerinizden haberdardır.