يُسَبِّحُtesbih
etmektedirلِلَّهِAllah'ıمَاne
varsaفِيgöklerdeٱلسَّمَٰوَٰتِ*وَمَاve
ne varsaفِيyerdeٱلۡأَرۡضِ*ٱلۡمَلِكِpadişahٱلۡقُدُّوسِmukaddesٱلۡعَزِيزِazizٱلۡحَكِيمِhakim
ANLAMI
Göklerde olanlar ve yerde bulunanlar, hükümran, çok kutsal,
güçlü ve Hakim olan Allah'ı tesbih ederler.
Ayet 2Arapça
Ayet
هُوَOٱلَّذِيgönderendirبَعَثَ*فِيiçindeٱلۡأُمِّيِّـۧنَümmilerرَسُولٗاbir
elçiمِّنۡهُمۡkendilerinden
olanيَتۡلُواْokuyanعَلَيۡهِمۡonlaraءَايَٰتِهِۦO'nun
ayetleriniوَيُزَكِّيهِمۡve
onları yüceltenوَيُعَلِّمُهُمُve
onlara öğretenٱلۡكِتَٰبَKitabıوَٱلۡحِكۡمَةَve
hikmetiوَإِنoysaكَانُواْonlar
idilerمِنöncedenقَبۡلُ*لَفِيiçindeضَلَٰلٖbir
sapıklıkمُّبِينٖaçık
ANLAMI
Kitapsız (okuma-yazma bilmeyen) kimseler arasından, kendilerine
ayetlerini okuyan, onları arıtan, onlara Kitabı ve hikmeti
öğreten bir Peygamber gönderen O'dur. Onlar, daha önce, şüphesiz
apaçık bir sapıklık içinde idiler.
ANLAMI
Onlardan başkalarına da -ki henüz onlara katılmamışlardır- Kitap
ve hikmeti öğretmek üzere, Peygamberi gönderen Allah'tır. O,
güçlüdür, Hakim'dir.
ANLAMI
Bu, Allah'ın dilediğine verdiği lütfüdür. Allah, büyük lütuf
sahibidir.
Ayet 5Arapça
Ayet
مَثَلُdurumuٱلَّذِينَyükletilenlerinحُمِّلُواْ*ٱلتَّوۡرَىٰةَTevratثُمَّsonra
daلَمۡonu
taşımayanlarınيَحۡمِلُوهَا*كَمَثَلِdurumu
gibidirٱلۡحِمَارِeşeğinيَحۡمِلُtaşıyanأَسۡفَارَۢاۚkitaplarبِئۡسَne
kötüdürمَثَلُdurumuٱلۡقَوۡمِkavminٱلَّذِينَyalanlayanكَذَّبُواْ*بِـَٔايَٰتِayetleriniٱللَّهِۚAllah'ınوَٱللَّهُve
Allahلَاdoğru
yola iletmezيَهۡدِي*ٱلۡقَوۡمَtopluluğunuٱلظَّـٰلِمِينَzalimler
ANLAMI
Kendilerine Tevrat öğretildiği halde, onun gereğini
yapmayanların durumu, sırtına kitap yüklenmiş merkebin durumu
gibidir. Allah'ın ayetlerini yalanlayan kimselerin durumu ne
kötüdür! Allah zalimleri doğru yola eriştirmez.
ANLAMI
De ki: "Ey Yahudiler! Bütün insanlar bir yana, yalnız kendinizin
Allah'ın dostları olduğunuzu iddia ediyorsanız ve bunda samimi
iseniz, ölümü dilesenize!"
ANLAMI
Yaptıklarından ötürü, ölümü asla dileyemezler. Allah, zalimleri
bilendir.
Ayet 8Arapça
Ayet
قُلۡde
kiإِنَّşüphesizٱلۡمَوۡتَölümٱلَّذِيsizin
kaçtığınızتَفِرُّونَ*مِنۡهُkendisindenفَإِنَّهُۥmutlakaمُلَٰقِيكُمۡۖsizi
bulacaktırثُمَّsonraتُرَدُّونَdöndürüleceksinizإِلَىٰbilen'eعَٰلِمِ*ٱلۡغَيۡبِgörünmeyeniوَٱلشَّهَٰدَةِve
görüneniفَيُنَبِّئُكُمve
O size haber verecektirبِمَاşeyleriكُنتُمۡolduğunuzتَعۡمَلُونَyapıyor(lar)
ANLAMI
De ki: "Doğrusu kendisinden kaçtığınız ölüm mutlaka karşınıza
çıkacaktır; sonra; görüleni de görülmeyeni de bilen Allah'a
döndürüleceksiniz, O size işlediklerinizi haber verecektir."
ANLAMI
Namaz bitince yeryüzüne yayılın; Allah'ın lütfundan rızık
isteyin; Allah'ı çok anın ki saadete erişesiniz.
Ayet 11Arapça
Ayet
وَإِذَاzamanرَأَوۡاْgördükleriتِجَٰرَةًbir
ticaretأَوۡveyaلَهۡوًاeğlenceٱنفَضُّوٓاْdağılıpإِلَيۡهَاona
giderlerوَتَرَكُوكَve
seni bırakırlarقَآئِمٗاۚayaktaقُلۡde
kiمَاbulunanعِندَyanındaٱللَّهِAllah'ınخَيۡرٞhayırlıdırمِّنَeğlencedenٱللَّهۡوِ*وَمِنَveٱلتِّجَٰرَةِۚticarettenوَٱللَّهُve
Allahخَيۡرُen
hayırlısıdırٱلرَّـٰزِقِينَrızık
verenlerin
ANLAMI
Onlar bir kazanç veya bir eğlence gördüklerinde, seni ayakta
bırakarak oraya yöneldiler. De ki: "Allah katında olan,
eğlenceden de kazançtan da hayırlıdır. Allah, rızık verenlerin
en iyisidir."