MÜCADELE SURESİ            ANASAYFAYA DÖN

بِسْمِ اللَّهِ الرَّحْمٰنِ الرَّحِيمِ


SAYFA 542  •  CÜZ 28
Ayet 1 Arapça Ayet
قَدۡandolsunسَمِعَişittiٱللَّهُAllahقَوۡلَsözünüٱلَّتِي(kadının)تُجَٰدِلُكَseninle tartışanفِيhakkındaزَوۡجِهَاkocasıوَتَشۡتَكِيٓve şikayette bulunanإِلَىAllah'aٱللَّهِ*وَٱللَّهُve Allahيَسۡمَعُişitirتَحَاوُرَكُمَآۚikinizin konuşmanızıإِنَّçünküٱللَّهَAllahسَمِيعُۢişitendirبَصِيرٌgörendir
 
ANLAMI
Kocası hakkında seninle tartışan ve Allah'a şikayette bulunan kadının sözünü Allah işitmiştir; esasen Allah konuşmanızı işitir. Doğrusu Allah işitendir, görendir.
Ayet 2 Arapça Ayet
ٱلَّذِينَkimselerيُظَٰهِرُونَzıhar eden(ler)مِنكُمsizdenمِّنkadınlaraنِّسَآئِهِم*مَّا(bilsinler ki) değildirهُنَّonlarأُمَّهَٰتِهِمۡۖonların analarıإِنۡdeğildirأُمَّهَٰتُهُمۡonların analarıإِلَّاdışındakilerٱلَّـٰٓـِٔيonlarوَلَدۡنَهُمۡۚonları doğuranlarوَإِنَّهُمۡve onlarلَيَقُولُونَsöylüyorlarمُنكَرٗاçirkin (olanı)مِّنَsözdenٱلۡقَوۡلِ*وَزُورٗاۚve yalanوَإِنَّve şüphesizٱللَّهَAllahلَعَفُوٌّaffedicidirغَفُورٞbağışlayıcıdır
 
ANLAMI
İçinizde karılarını "zıhar" yapanlar bilsinler ki, karıları anneleri değildir; anneleri ancak, onları doğuranlardır. Doğrusu söyledikleri kötü ve asılsız bir sözdür. Allah şüphesiz affedendir, bağışlayandır.
Ayet 3 Arapça Ayet
وَٱلَّذِينَve kimselerيُظَٰهِرُونَzıhar eden(ler)مِنkadınlarınaنِّسَآئِهِمۡ*ثُمَّsonra daيَعُودُونَdönenlerلِمَاşeylereقَالُواْsöyledikleriفَتَحۡرِيرُhürriyete kavuşturmalıdırlarرَقَبَةٖbir köleمِّنönceقَبۡلِ*أَنtemaslarındanيَتَمَآسَّاۚ*ذَٰلِكُمۡbudurتُوعَظُونَsize öğütlenenبِهِۦۚonunlaوَٱللَّهُAllahبِمَاşeyleriتَعۡمَلُونَyaptıklarınızخَبِيرٞhaber almaktadır
 
ANLAMI
Karılarını zıhar yoluyla boşamak isteyip, sonra sözlerinden dönenlerin, ailesiyle temas etmeden bir köle azad etmeleri gerekir. Size bu hususta böylece öğüt verilmektedir. Allah, işlediklerinizden haberdardır.
Ayet 4 Arapça Ayet
فَمَنkimseلَّمۡimkan bulamayanيَجِدۡ*فَصِيَامُoruç tutmalıdırشَهۡرَيۡنِiki ayمُتَتَابِعَيۡنِaralıksız olarakمِنönceقَبۡلِ*أَنtemaslarındanيَتَمَآسَّاۖ*فَمَنkimseلَّمۡ(buna) gücü yetmeyenيَسۡتَطِعۡ*فَإِطۡعَامُdoyurmalıdırسِتِّينَaltmışمِسۡكِينٗاۚfakiriذَٰلِكَbunlarلِتُؤۡمِنُواْinanmanız içindirبِٱللَّهِAllah'aوَرَسُولِهِۦۚve Elçisineوَتِلۡكَve bunlarحُدُودُsınırlarıdırٱللَّهِۗAllah'ınوَلِلۡكَٰفِرِينَve kafirler için vardırعَذَابٌbir azabأَلِيمٌacıklı
 
ANLAMI
Azad edecek köle bulamayanın, ailesiyle temastan önce iki ay birbiri peşinden oruç tutması gerekir. Buna gücü yetmeyen, altmış düşkünü doyurur. Bu kolaylık, Allah'a ve Peygamberine inanmış olmanızdan ötürüdür; bunlar, Allah'ın koyduğu sınırlardır; inkar edenler için can yakıcı azap vardır.
Ayet 5 Arapça Ayet
إِنَّşüphesizٱلَّذِينَkimselerيُحَآدُّونَkarşı gelen(ler)ٱللَّهَAllah'aوَرَسُولَهُۥve Elçisineكُبِتُواْtepeleneceklerdirكَمَاgibiكُبِتَtepelendikleriٱلَّذِينَkimselerinمِنkendilerinden öncekiقَبۡلِهِمۡۚ*وَقَدۡve andolsunأَنزَلۡنَآbiz indirdikءَايَٰتِۭayetlerبَيِّنَٰتٖۚaçık açıkوَلِلۡكَٰفِرِينَve kafirler için vardırعَذَابٞbir azabمُّهِينٞküçük düşürücü
 
ANLAMI
Allah'a ve Peygamberine karşı gelenler, kendilerinden öncekiler nasıl alçaltıldı ise öyle alçaltılacaklardır. Biz, apaçık ayetler indirmişizdir, bunları inkar edene alçaltıcı azap vardır.
Ayet 6 Arapça Ayet
يَوۡمَgünيَبۡعَثُهُمُtekrar dirilteceğiٱللَّهُAllahجَمِيعٗاonların hepsiniفَيُنَبِّئُهُمkendilerine haber verecektirبِمَاneعَمِلُوٓاْۚyaptıklarınıأَحۡصَىٰهُonu saymıştırٱللَّهُAllahوَنَسُوهُۚonlar ise onu unutmuşlardırوَٱللَّهُve Allahعَلَىٰüzerineكُلِّherشَيۡءٖşeyشَهِيدٌşahiddir
 
ANLAMI
Allah onların hepsini dirilttiği gün, kendilerine işlediklerini haber verir; Allah onları bir bir saymıştır, fakat kendileri unutmuşlardır. Allah her şeye şahiddir.
SAYFA 543
Ayet 7 Arapça Ayet
أَلَمۡgörmedin mi?تَرَ*أَنَّşüphesizٱللَّهَAllahيَعۡلَمُbilirمَاolanıفِيgöklerdeٱلسَّمَٰوَٰتِ*وَمَاve olanıفِيyerdeٱلۡأَرۡضِۖ*مَاolmaz kiيَكُونُ*مِنhiçنَّجۡوَىٰgizli konuşanثَلَٰثَةٍüç kişiإِلَّاmutlakaهُوَO'durرَابِعُهُمۡdördüncüleriوَلَاve olmasaخَمۡسَةٍbeş kişiإِلَّاmutlakaهُوَO'durسَادِسُهُمۡaltıncılarıوَلَآve olmasaأَدۡنَىٰdaha azمِنbundanذَٰلِكَ*وَلَآve olmasaأَكۡثَرَdaha çokإِلَّاmutlakaهُوَOمَعَهُمۡonlarla beraberdirأَيۡنَneredeمَاbulunsalarكَانُواْۖ*ثُمَّsonraيُنَبِّئُهُمonlara haber verirبِمَاşeyleriعَمِلُواْyaptıklarıيَوۡمَgünüٱلۡقِيَٰمَةِۚkıyametإِنَّçünküٱللَّهَAllahبِكُلِّherشَيۡءٍşeyiعَلِيمٌbilendir
 
ANLAMI
Göklerde olanları da, yerde olanları da Allah'ın bildiğini bilmez misin Üç kişinin gizli bulunduğu yerde dördüncü mutlaka O'dur; beş kişinin gizli bulunduğu yerde altıncıları mutlaka O'dur; bunlardan az veya çok, ne olursa olsunlar nerede bulunurlarsa bulunsunlar, mutlak onlarla beraberdir. Sonra, kıyamet günü, işlediklerini onlara haber verir. Doğrusu Allah her şeyi bilendir.
Ayet 8 Arapça Ayet
أَلَمۡgörmedin mi?تَرَ*إِلَىkimseleriٱلَّذِينَ*نُهُواْmenedilen(ler)عَنِgizli gizli konuşmaktanٱلنَّجۡوَىٰ*ثُمَّsonra yineيَعُودُونَdönüyorlarلِمَاşeyeنُهُواْmenedildikleriعَنۡهُondanوَيَتَنَٰجَوۡنَve gizli gizli konuşuyorlarبِٱلۡإِثۡمِgünah hususundaوَٱلۡعُدۡوَٰنِve düşmanlıkوَمَعۡصِيَتِve isyanٱلرَّسُولِۖElçiyeوَإِذَاve zamanجَآءُوكَsana geldikleriحَيَّوۡكَseni selamlıyorlarبِمَاbir tarzdaلَمۡselamlamadığıيُحَيِّكَ*بِهِonuٱللَّهُAllah'ınوَيَقُولُونَve diyorlarفِيٓiçlerindeأَنفُسِهِمۡkendiلَوۡلَاdeğil miydi?يُعَذِّبُنَاbize azab etmeliٱللَّهُAllahبِمَاötürüنَقُولُۚdediğimizdenحَسۡبُهُمۡonlara yeterجَهَنَّمُcehennemيَصۡلَوۡنَهَاۖoraya gireceklerdirفَبِئۡسَne kötüٱلۡمَصِيرُgidilecek yerdir
 
ANLAMI
Gizli toplantıdan menedilen, sonra menolundukları şeyi yapmaya kalkışarak günah işlemek, düşmanlık etmek ve Peygambere karşı gelmek konusunda gizli gizli konuşanları görmedin mi Sana geldiklerinde, Allah'ın seni selamlamadığı bir şekilde seni selamlarlar; içlerinden, "Gerçekten peygamber olsaydı Allah'ın bizi, söylediklerimizden ötürü, cezalandırması gerekmez miydi?" derler. Cehennem onlara yeter. Oraya girerler, ne kötü dönüştür!
Ayet 9 Arapça Ayet
يَـٰٓأَيُّهَاeyٱلَّذِينَkimselerءَامَنُوٓاْinanan(lar)إِذَاzamanتَنَٰجَيۡتُمۡaranızda gizli konuştuğunuzفَلَاkonuşmayınتَتَنَٰجَوۡاْ*بِٱلۡإِثۡمِgünah üzerindeوَٱلۡعُدۡوَٰنِve düşmanlıkوَمَعۡصِيَتِve karşı gelmeٱلرَّسُولِElçiyeوَتَنَٰجَوۡاْ(fakat) konuşunبِٱلۡبِرِّiyilik üzerindeوَٱلتَّقۡوَىٰۖve takvaوَٱتَّقُواْve korkunٱللَّهَAllah'tanٱلَّذِيٓhuzurunaإِلَيۡهِ*تُحۡشَرُونَtoplanacağınız
 
ANLAMI
Ey inananlar! Gizli konuştuğunuz zaman, günah işlemeyi, düşmanlık etmeyi ve Peygambere karşı gelmeyi fısıldaşmayın; iyilik yapmak ve Allah'a karşı gelmekten sakınmayı konuşun; kıyamet günü huzurunda toplanacağınız Allah'tan sakının.
Ayet 10 Arapça Ayet
إِنَّمَاşüphesizٱلنَّجۡوَىٰgizli konuşmaمِنَşeytandandırٱلشَّيۡطَٰنِ*لِيَحۡزُنَüzülsünler diyeٱلَّذِينَkimselerءَامَنُواْinanan(lar)وَلَيۡسَve değildirبِضَآرِّهِمۡonlara zarar verecekشَيۡـًٔاhiçbirإِلَّاolmadıkçaبِإِذۡنِizniٱللَّهِۚAllah'ınوَعَلَىveٱللَّهِAllah'aفَلۡيَتَوَكَّلِdayansınlarٱلۡمُؤۡمِنُونَmü'minler
 
ANLAMI
Gizli toplantılar inananları üzmek için şeytanın istediği şeydir; Allah'ın izni olmadıkça şeytan onlara bir zarar veremez; inananlar yalnız Allah'a güvensinler.
Ayet 11 Arapça Ayet
يَـٰٓأَيُّهَاeyٱلَّذِينَkimselerءَامَنُوٓاْinanan(lar)إِذَاzamanقِيلَdendiğiلَكُمۡsizeتَفَسَّحُواْyer açınفِيmeclislerdeٱلۡمَجَٰلِسِ*فَٱفۡسَحُواْyer açın kiيَفۡسَحِgenişlik versinٱللَّهُAllahلَكُمۡۖsizeوَإِذَاzaman daقِيلَdendiğiٱنشُزُواْkalkınفَٱنشُزُواْkalkın kiيَرۡفَعِyükseltsinٱللَّهُAllahٱلَّذِينَkimseleriءَامَنُواْinanan(ları)مِنكُمۡsizdenوَٱلَّذِينَve kendilerineأُوتُواْverilenleriٱلۡعِلۡمَilimدَرَجَٰتٖۚderecelerleوَٱللَّهُve Allahبِمَاşeyleriتَعۡمَلُونَyaptıklarınızخَبِيرٞhaber almaktadır
 
ANLAMI
Ey inananlar! Toplantılarda, size, "Yer açın" denince yer açın ki Allah da size genişlik versin; "Kalkın" denildiği zaman da hemen kalkın ki, Allah, içinizden inanmış olanları ve kendilerine ilim verilenleri derecelerle yükseltsin. Allah işlediklerinizden haberdardır.
SAYFA 544
Ayet 12 Arapça Ayet
يَـٰٓأَيُّهَاeyٱلَّذِينَkimselerءَامَنُوٓاْinanan(lar)إِذَاzamanنَٰجَيۡتُمُsiz gizli konuşacağınızٱلرَّسُولَElçi ileفَقَدِّمُواْverinبَيۡنَönceيَدَيۡönceنَجۡوَىٰكُمۡgizli konuşmanızdanصَدَقَةٗۚbir sadakaذَٰلِكَbuخَيۡرٞdaha hayırlıdırلَّكُمۡsizin içinوَأَطۡهَرُۚve daha temizdirفَإِنşayetلَّمۡbulamazsınızتَجِدُواْ*فَإِنَّşüphesizٱللَّهَAllahغَفُورٞbağışlayandırرَّحِيمٌesirgeyendir
 
ANLAMI
Ey inananlar! Peygamberle hususi olarak konuşacağınızda, bu konuşmanızdan önce fakirlere sadaka veriniz; bu, sizin daha iyi ve daha temiz olmanız içindir. Eğer sadaka verecek bir şey bulamazsanız üzülmeyiniz. Allah şüphesiz bağışlayandır, acıyandır.
Ayet 13 Arapça Ayet
ءَأَشۡفَقۡتُمۡkorktunuz mu?أَنvermenizdenتُقَدِّمُواْ*بَيۡنَönceيَدَيۡönceنَجۡوَىٰكُمۡgizli konuşmanızdanصَدَقَٰتٖۚsadakaفَإِذۡçünküلَمۡyapmadınızتَفۡعَلُواْ*وَتَابَve affettiٱللَّهُAllahعَلَيۡكُمۡsiziفَأَقِيمُواْartık kılınٱلصَّلَوٰةَnamazıوَءَاتُواْve verinٱلزَّكَوٰةَzekatıوَأَطِيعُواْve ita'at edinٱللَّهَAllah'aوَرَسُولَهُۥۚve Elçisineوَٱللَّهُve Allahخَبِيرُۢbilmektedirبِمَاşeyleriتَعۡمَلُونَyaptıklarınız
 
ANLAMI
Hususi konuşmanızdan önce sadaka vermekten ürktünüz mü ki bunu yerine getirmediniz Ama Allah, tevbenizi kabul etmiştir. Öyleyse namazı kılın, zekatı verin, Allah'a ve Peygamberine itaat edin. Allah, işlediklerinizden haberdardır.
Ayet 14 Arapça Ayet
۞أَلَمۡgörmedin mi?تَرَ*إِلَىkimseleriٱلَّذِينَ*تَوَلَّوۡاْdost edinen(leri)قَوۡمًاbir topluluğuغَضِبَgazabettiğiٱللَّهُAllah'ınعَلَيۡهِمkendilerineمَّاdeğildirهُمonlarمِّنكُمۡsizdenوَلَاve değildirمِنۡهُمۡonlardanوَيَحۡلِفُونَve yemin ediyorlarعَلَىüzereٱلۡكَذِبِyalanوَهُمۡve onlarيَعۡلَمُونَbilerek
 
ANLAMI
Allah'ın gazabettiği milleti dost edinen münafıkları görmedin mi Onlar ne sizdendir ne de onlardan, bile bile, yalan yere yemin etmektedirler.
Ayet 15 Arapça Ayet
أَعَدَّhazırlamıştırٱللَّهُAllahلَهُمۡonlar içinعَذَابٗاbir azabشَدِيدًاۖçetinإِنَّهُمۡşüphesiz onlarسَآءَne kötüمَاşeylerكَانُواْyapıyorlarيَعۡمَلُونَ*
 
ANLAMI
Allah, onlara çetin bir azap hazırlamıştır. İşledikleri şey ne kötüdür!
Ayet 16 Arapça Ayet
ٱتَّخَذُوٓاْyaptılarأَيۡمَٰنَهُمۡyeminleriniجُنَّةٗkalkanفَصَدُّواْve engel oldularعَنyolundanسَبِيلِ*ٱللَّهِAllah'ınفَلَهُمۡonlar için vardırعَذَابٞbir azabمُّهِينٞküçük düşürücü
 
ANLAMI
Yeminlerini kalkan edindiler de, Allah yolundan alıkoydular; onlara alçaltıcı bir azap vardır.
Ayet 17 Arapça Ayet
لَّنkoruyamazتُغۡنِيَ*عَنۡهُمۡkendileriniأَمۡوَٰلُهُمۡmallarıوَلَآne deأَوۡلَٰدُهُمçocuklarıمِّنَkarşıٱللَّهِAllah'aشَيۡـًٔاۚhiçbir şeyأُوْلَـٰٓئِكَonlarأَصۡحَٰبُhalkıdırٱلنَّارِۖateşهُمۡonlarفِيهَاoradaخَٰلِدُونَsürekli kalacaklardır
 
ANLAMI
Malları ve çocukları, onlara, Allah katında bir fayda sağlamaz. Onlar cehennemliklerdir, orada temelli kalacaklardır.
Ayet 18 Arapça Ayet
يَوۡمَ(o) günيَبۡعَثُهُمُtekrar diriltirٱللَّهُAllahجَمِيعٗاonların hepsiniفَيَحۡلِفُونَsonra yemin ederlerلَهُۥO'na daكَمَاgibiيَحۡلِفُونَyemin ettikleriلَكُمۡsizeوَيَحۡسَبُونَve sanırlarأَنَّهُمۡkendileriniعَلَىٰüzerindeشَيۡءٍۚbir şeyأَلَآiyi bilin kiإِنَّهُمۡelbette onlarهُمُonlarٱلۡكَٰذِبُونَyalancılardır
 
ANLAMI
Allah, onların hepsini tekrar dirilttiği gün, size yemin ettikleri gibi O'na yemin ederler; kendilerine bir yarar sağlayacağını sanırlar. Dikkat edin; onlar şüphesiz yalancıdırlar.
Ayet 19 Arapça Ayet
ٱسۡتَحۡوَذَkuşatmıştırعَلَيۡهِمُonlarıٱلشَّيۡطَٰنُşeytanفَأَنسَىٰهُمۡve onlara unutturmuşturذِكۡرَanmayıٱللَّهِۚAllah'ıأُوْلَـٰٓئِكَonlarحِزۡبُhizbidirٱلشَّيۡطَٰنِۚşeytanınأَلَآdikkat edinإِنَّmuhakkak kiحِزۡبَhizbiٱلشَّيۡطَٰنِşeytanınهُمُonlarٱلۡخَٰسِرُونَkaybedecektir
 
ANLAMI
Şeytan onların başlarına dikilip Allah'ı anmayı unutturmuştur. İşte onlar şeytanın taraftarlarıdır. İyi bilin; şeytanın taraftarları elbette hüsrandadırlar.
Ayet 20 Arapça Ayet
إِنَّşüphesizٱلَّذِينَkimselerيُحَآدُّونَdüşman olan(lar)ٱللَّهَAllah'aوَرَسُولَهُۥٓve Elçisineأُوْلَـٰٓئِكَonlarفِيarasındadırlarٱلۡأَذَلِّينَen alçaklar
 
ANLAMI
Allah'a ve Peygamberine karşı gelenler; işte onlar, en alçak kimselerle beraberdirler.
Ayet 21 Arapça Ayet
كَتَبَyazmıştır;ٱللَّهُAllahلَأَغۡلِبَنَّelbette galib geleceğizأَنَا۠benوَرُسُلِيٓۚve elçilerimإِنَّşüphesizٱللَّهَAllahقَوِيٌّgüçlüdürعَزِيزٞgaliptir
 
ANLAMI
Allah, "And olsun ki Ben ve peygamberlerim üstün geleceğiz" diye yazmıştır. Doğrusu Allah kuvvetlidir, güçlüdür.
SAYFA 545
Ayet 22 Arapça Ayet
لَّاbulamazsınتَجِدُ*قَوۡمٗاbir milletinيُؤۡمِنُونَinananبِٱللَّهِAllah'aوَٱلۡيَوۡمِve gününeٱلۡأٓخِرِahiretيُوَآدُّونَdostluk ederمَنۡolanlarlaحَآدَّdüşmanٱللَّهَAllah'aوَرَسُولَهُۥve Elçisineوَلَوۡşayetكَانُوٓاْolsa bileءَابَآءَهُمۡbabalarıأَوۡyahutأَبۡنَآءَهُمۡoğullarıأَوۡyahutإِخۡوَٰنَهُمۡkardeşleriأَوۡyahutعَشِيرَتَهُمۡۚakrabalarıأُوْلَـٰٓئِكَişteكَتَبَyazmıştırفِيonların kalblerineقُلُوبِهِمُ*ٱلۡإِيمَٰنَimanوَأَيَّدَهُمve onları desteklemiştirبِرُوحٖbir ruh ileمِّنۡهُۖkendindenوَيُدۡخِلُهُمۡve onları sokacaktırجَنَّـٰتٖcennetlereتَجۡرِيakanمِنaltlarındanتَحۡتِهَا*ٱلۡأَنۡهَٰرُırmaklarخَٰلِدِينَebedi kalacaklardırفِيهَاۚoradaرَضِيَrazı olmuşturٱللَّهُAllahعَنۡهُمۡonlardanوَرَضُواْonlar da razı olmuşlardırعَنۡهُۚO'ndanأُوْلَـٰٓئِكَişte onlarحِزۡبُhizbidirٱللَّهِۚAllah'ınأَلَآdikkat edinإِنَّmuhakkak kiحِزۡبَhizbidirٱللَّهِAllah'ınهُمُonlarٱلۡمُفۡلِحُونَbaşarıya ulaşacak olanlardır
 
ANLAMI
Allah'a ve ahiret gününe inanan bir milletin, babaları veya oğulları veya kardeşleri ya da akrabaları olsa bile Allah'a ve Peygamberine karşı gelenlere, sevgi beslediklerini görmezsin. İşte Allah, imanı bunların kalblerine yazmış, katından bir nur ile onları desteklemiştir. Onları, içlerinden ırmaklar akan, içinde temelli kalacakları cennetlere koyar. Allah onlardan hoşnut olmuştur, onlar da Allah'tan hoşnut olmuştur. İşte bunlar, Allah'tan yana olanlardır. İyi bilin ki, saadete erecek olanlar, Allah'tan yana olanlardır.