ANLAMI
Tura, yayılmış ince deri üzerine satır satır dizilmiş Kitap'a,
mamur bir ev olan Kabe'ye, yükseltilmiş tavan gibi göğe,
kaynayacak denize and olsun ki, Rabbinin azabı hiç şüphesiz
gelecektir. Onu savacak yoktur.
Ayet 2Arapça
Ayet
وَكِتَٰبٖve
Kitabaمَّسۡطُورٖsatır
satır yazılmış
ANLAMI
Tura, yayılmış ince deri üzerine satır satır dizilmiş Kitap'a,
mamur bir ev olan Kabe'ye, yükseltilmiş tavan gibi göğe,
kaynayacak denize and olsun ki, Rabbinin azabı hiç şüphesiz
gelecektir. Onu savacak yoktur.
Ayet 3Arapça
Ayet
فِيince
deri üzerineرَقّٖ*مَّنشُورٖyayılmış
ANLAMI
Tura, yayılmış ince deri üzerine satır satır dizilmiş Kitap'a,
mamur bir ev olan Kabe'ye, yükseltilmiş tavan gibi göğe,
kaynayacak denize and olsun ki, Rabbinin azabı hiç şüphesiz
gelecektir. Onu savacak yoktur.
Ayet 4Arapça
Ayet
وَٱلۡبَيۡتِve
eve (Ka'be'ye)ٱلۡمَعۡمُورِbakımlı
ANLAMI
Tura, yayılmış ince deri üzerine satır satır dizilmiş Kitap'a,
mamur bir ev olan Kabe'ye, yükseltilmiş tavan gibi göğe,
kaynayacak denize and olsun ki, Rabbinin azabı hiç şüphesiz
gelecektir. Onu savacak yoktur.
ANLAMI
Tura, yayılmış ince deri üzerine satır satır dizilmiş Kitap'a,
mamur bir ev olan Kabe'ye, yükseltilmiş tavan gibi göğe,
kaynayacak denize and olsun ki, Rabbinin azabı hiç şüphesiz
gelecektir. Onu savacak yoktur.
Ayet 6Arapça
Ayet
وَٱلۡبَحۡرِve
denizeٱلۡمَسۡجُورِkaynatılmış
ANLAMI
Tura, yayılmış ince deri üzerine satır satır dizilmiş Kitap'a,
mamur bir ev olan Kabe'ye, yükseltilmiş tavan gibi göğe,
kaynayacak denize and olsun ki, Rabbinin azabı hiç şüphesiz
gelecektir. Onu savacak yoktur.
ANLAMI
Tura, yayılmış ince deri üzerine satır satır dizilmiş Kitap'a,
mamur bir ev olan Kabe'ye, yükseltilmiş tavan gibi göğe,
kaynayacak denize and olsun ki, Rabbinin azabı hiç şüphesiz
gelecektir. Onu savacak yoktur.
Ayet 8Arapça
Ayet
مَّاyokturلَهُۥonaمِنhiçbir
şeyدَافِعٖengel
olacak
ANLAMI
Tura, yayılmış ince deri üzerine satır satır dizilmiş Kitap'a,
mamur bir ev olan Kabe'ye, yükseltilmiş tavan gibi göğe,
kaynayacak denize and olsun ki, Rabbinin azabı hiç şüphesiz
gelecektir. Onu savacak yoktur.
ANLAMI
Bu bir büyü müdür, yoksa hala görmez misiniz Girin oraya,
sabretseniz de sabretmeseniz de artık birdir; ancak
işlediklerinizin karşılığını görüyorsunuz" denir.
ANLAMI
Bu bir büyü müdür, yoksa hala görmez misiniz Girin oraya,
sabretseniz de sabretmeseniz de artık birdir; ancak
işlediklerinizin karşılığını görüyorsunuz" denir.
ANLAMI
Allah'a karşı gelmekten sakınanlar, şüphesiz, cennetlerde ve
Rablerinin kendilerine verdikleriyle zevk duyarak nimetler
içindedirler. Rableri onları cehennem azabından korumuştur.
Ayet 18Arapça
Ayet
فَٰكِهِينَsefa
sürerlerبِمَآşeylerleءَاتَىٰهُمۡkendilerine
verdikleriرَبُّهُمۡRablerininوَوَقَىٰهُمۡve
onları korumuşturرَبُّهُمۡRableriعَذَابَazabındanٱلۡجَحِيمِcehennem
ANLAMI
Allah'a karşı gelmekten sakınanlar, şüphesiz, cennetlerde ve
Rablerinin kendilerine verdikleriyle zevk duyarak nimetler
içindedirler. Rableri onları cehennem azabından korumuştur.
ANLAMI
Onlara şöyle denir: "İşlediklerinizden ötürü, dizi dizi tahtlara
yaslanarak afiyetle yiyin için." Onlara, ceylan gözlü eşler
veririz.
Ayet 20Arapça
Ayet
مُتَّكِـِٔينَyaslanarakعَلَىٰüzerineسُرُرٖkoltuklarمَّصۡفُوفَةٖۖsıra
sıra dizilmişوَزَوَّجۡنَٰهُمonları
evlendirmişizdirبِحُورٍhurilerleعِينٖiri
gözlü
ANLAMI
Onlara şöyle denir: "İşlediklerinizden ötürü, dizi dizi tahtlara
yaslanarak afiyetle yiyin için." Onlara, ceylan gözlü eşler
veririz.
Ayet 21Arapça
Ayet
وَٱلَّذِينَve
kimselerءَامَنُواْinanan(lar)وَٱتَّبَعَتۡهُمۡve
kendilerine uyanlarذُرِّيَّتُهُمzürriyetleri
deبِإِيمَٰنٍimandaأَلۡحَقۡنَاkattıkبِهِمۡkendilerineذُرِّيَّتَهُمۡzürriyetleriniوَمَآveأَلَتۡنَٰهُمeksiltmedikمِّنۡkendi
amellerindenعَمَلِهِم*مِّنhiçbirشَيۡءٖۚşeyكُلُّherٱمۡرِيِٕۭkişiبِمَاşeyeكَسَبَkendi
kazandığıرَهِينٞbağlıdır
ANLAMI
İnanan, soyları da inançta kendilerine uyan kimselere soylarını
da katarız. Onların işlediklerinden hiçbir şey eksiltmeyiz.
Herkes kazancına bağlıdır.
Ayet 22Arapça
Ayet
وَأَمۡدَدۡنَٰهُمve
onlara bol bol verdikبِفَٰكِهَةٖmeyvadanوَلَحۡمٖve
ettenمِّمَّاcanlarının
istediğiيَشۡتَهُونَ*
ANLAMI
Cennette olanlara diledikleri meyve ve etten bol bol veririz.
قَالُوٓاْdedilerإِنَّاelbette
bizكُنَّاidikقَبۡلُdaha
önceفِيٓiçindeأَهۡلِنَاailemizمُشۡفِقِينَkorku
içinde
ANLAMI
"Doğrusu bundan önce ailemizin yanında bile korku içindeydik;
Allah lütfedip bizi kavurucu azabdan korudu; doğrusu bundan önce
de O'na yalvarıyorduk; şüphesiz O, iyilik yapandır, acıyandır"
derler.
Ayet 27Arapça
Ayet
فَمَنَّlutfettiٱللَّهُAllahعَلَيۡنَاbizeوَوَقَىٰنَاve
bizi koruduعَذَابَazabdanٱلسَّمُومِhücrelere
işleyen
ANLAMI
"Doğrusu bundan önce ailemizin yanında bile korku içindeydik;
Allah lütfedip bizi kavurucu azabdan korudu; doğrusu bundan önce
de O'na yalvarıyorduk; şüphesiz O, iyilik yapandır, acıyandır"
derler.
ANLAMI
"Doğrusu bundan önce ailemizin yanında bile korku içindeydik;
Allah lütfedip bizi kavurucu azabdan korudu; doğrusu bundan önce
de O'na yalvarıyorduk; şüphesiz O, iyilik yapandır, acıyandır"
derler.