ANLAMI
Esip savuran rüzgarlara, yağmur yüklü bulutlara, kolayca süzülen
gemiler ve işleri yöneten meleklere and olsun ki, size söz
verilen kıyametin kopması şüphesiz gerçektir. Ödeşme günü
gelecektir.
ANLAMI
Esip savuran rüzgarlara, yağmur yüklü bulutlara, kolayca süzülen
gemiler ve işleri yöneten meleklere and olsun ki, size söz
verilen kıyametin kopması şüphesiz gerçektir. Ödeşme günü
gelecektir.
ANLAMI
Esip savuran rüzgarlara, yağmur yüklü bulutlara, kolayca süzülen
gemiler ve işleri yöneten meleklere and olsun ki, size söz
verilen kıyametin kopması şüphesiz gerçektir. Ödeşme günü
gelecektir.
ANLAMI
Esip savuran rüzgarlara, yağmur yüklü bulutlara, kolayca süzülen
gemiler ve işleri yöneten meleklere and olsun ki, size söz
verilen kıyametin kopması şüphesiz gerçektir. Ödeşme günü
gelecektir.
ANLAMI
Esip savuran rüzgarlara, yağmur yüklü bulutlara, kolayca süzülen
gemiler ve işleri yöneten meleklere and olsun ki, size söz
verilen kıyametin kopması şüphesiz gerçektir. Ödeşme günü
gelecektir.
Ayet 6Arapça
Ayet
وَإِنَّve
muhakkakٱلدِّينَcezaلَوَٰقِعٞolacaktır
ANLAMI
Esip savuran rüzgarlara, yağmur yüklü bulutlara, kolayca süzülen
gemiler ve işleri yöneten meleklere and olsun ki, size söz
verilen kıyametin kopması şüphesiz gerçektir. Ödeşme günü
gelecektir.
ANLAMI
Onlara: "Azabınızı tadın; işte acele beklediğiniz bu idi" denir.
Ayet 15Arapça
Ayet
إِنَّşüphesizٱلۡمُتَّقِينَmuttakilerفِيcennetlerdedirجَنَّـٰتٖ*وَعُيُونٍve
çeşme başlarındadırlar
ANLAMI
Doğrusu, Allah'a karşı gelmekten sakınanlar, Rablerinin
kendilerine verdiğini almış olarak bahçelerde ve pınar
başlarındadırlar. Çünkü onlar, bundan önce iyi davrananlardı.
ANLAMI
Doğrusu, Allah'a karşı gelmekten sakınanlar, Rablerinin
kendilerine verdiğini almış olarak bahçelerde ve pınar
başlarındadırlar. Çünkü onlar, bundan önce iyi davrananlardı.
ANLAMI
Onlar, İbrahim'in yanına girip: "Selam sana" demişlerdi, İbrahim
de: "Selam size" demişti; içinden de, onların "tanınmamış bir
topluluk" olduğunu geçirmişti.
ANLAMI
Hemen ailesine giderek semiz bir buzağı getirmiş, onların önüne
sürüp: "Yemez misiniz?" demişti.
Ayet 28Arapça
Ayet
فَأَوۡجَسَiçine
düşürdüمِنۡهُمۡonlardanخِيفَةٗۖbir
korkuقَالُواْdedilerلَاkorkmaتَخَفۡۖ*وَبَشَّرُوهُve
ona müjdeledilerبِغُلَٰمٍbir
oğlan çocuğuعَلِيمٖbilgin
ANLAMI
(Yemediklerini görünce) onlardan endişeye düştü; "Korkma"
dediler ve ona bilgin bir oğul sahibi olacağını müjdelediler.
ANLAMI
Elçiler: "Suçlu bir milletin üzerine, Rabbinin katından işaretli
olarak, aşırı gidenlere mahsus sert taşlar göndermekle
görevlendirildik" dediler.
ANLAMI
Elçiler: "Suçlu bir milletin üzerine, Rabbinin katından işaretli
olarak, aşırı gidenlere mahsus sert taşlar göndermekle
görevlendirildik" dediler.
Ayet 34Arapça
Ayet
مُّسَوَّمَةًişaretlenmiş
(taşlar)عِندَkatındaرَبِّكَRabbininلِلۡمُسۡرِفِينَhaddi
aşanlar için
ANLAMI
Elçiler: "Suçlu bir milletin üzerine, Rabbinin katından işaretli
olarak, aşırı gidenlere mahsus sert taşlar göndermekle
görevlendirildik" dediler.
ANLAMI
Semud milletinin başına gelende de ibret vardır: Onlara, "Bir
süreye kadar zevklenin" denmişti.
Ayet 44Arapça
Ayet
فَعَتَوۡاْbaşkaldırdılarعَنۡkarşıأَمۡرِbuyruğunaرَبِّهِمۡRablerininفَأَخَذَتۡهُمُbu
yüzden onları yakaladıٱلصَّـٰعِقَةُyıldırımوَهُمۡve
onlarيَنظُرُونَbakıp
dururlardı
ANLAMI
Onlar Rablerinin buyruğundan çıkmışlardı; bunun üzerine
kendilerini gözleri göre göre yıldırım çarptı.
Ayet 45Arapça
Ayet
فَمَاgüçleri
yetmediٱسۡتَطَٰعُواْ*مِنayağa
kalkmayaقِيَامٖ*وَمَاveكَانُواْolmadılarمُنتَصِرِينَyardım
edilen
ANLAMI
Ayağa kalkacak güçleri kalmadı, yardım da görmediler.
Ayet 46Arapça
Ayet
وَقَوۡمَve
kavmini (helak etmiştik)نُوحٖNuhمِّنdaha
önceقَبۡلُۖ*إِنَّهُمۡçünkü
onlarكَانُواْidilerقَوۡمٗاbir
toplumفَٰسِقِينَyoldan
çıkmış
ANLAMI
Daha önce de Nuh milletini cezalandırmıştık. Çünkü onlar da
yoldan çıkmış bir milletti.