ANLAMI
Kafirler, Aralarından bir uyarıcının gelmesine şaştılar da: "Bu
şaşılacak bir şey; öldüğümüz ve toprak olduğumuz zaman dirilecek
miyiz Bu, ihtimali olmayan bir dönüştür" dediler.
ANLAMI
Kafirler, Aralarından bir uyarıcının gelmesine şaştılar da: "Bu
şaşılacak bir şey; öldüğümüz ve toprak olduğumuz zaman dirilecek
miyiz Bu, ihtimali olmayan bir dönüştür" dediler.
ANLAMI
Hayır; onlar, gerçek kendilerine gelince onu yalanladılar;
kararsızlık içindedirler.
Ayet 6Arapça
Ayet
أَفَلَمۡbakmadılar
mı?يَنظُرُوٓاْ*إِلَىgöğeٱلسَّمَآءِ*فَوۡقَهُمۡüstlerindekiكَيۡفَnasılبَنَيۡنَٰهَاonu
bina ettikوَزَيَّنَّـٰهَاve
onu süsledikوَمَاve
yokturلَهَاonunمِنhiçbirفُرُوجٖçatlağı
ANLAMI
Onlar, üstlerindeki göğü nasıl yapmışız, süslemişizdir bir
bakmazlar mı Onda hiçbir çatlak da yoktur.
ANLAMI
Gökten bereketli bir su indirdik, kullara rızık olmak üzere
onunla bahçeler, biçilecek taneli ekinler, küme küme
tomurcukları olan boylu hurma ağaçları yetiştirdik. O su ile ölü
yeri dirilttik. İşte insanların diriltilmesi de böyledir.
Ayet 10Arapça
Ayet
وَٱلنَّخۡلَve
hurmalarبَاسِقَٰتٖyüksekلَّهَاolanطَلۡعٞtomurcuklarıنَّضِيدٞbirbirine
girmiş
ANLAMI
Gökten bereketli bir su indirdik, kullara rızık olmak üzere
onunla bahçeler, biçilecek taneli ekinler, küme küme
tomurcukları olan boylu hurma ağaçları yetiştirdik. O su ile ölü
yeri dirilttik. İşte insanların diriltilmesi de böyledir.
Ayet 11Arapça
Ayet
رِّزۡقٗاrızıktırلِّلۡعِبَادِۖkullar
içinوَأَحۡيَيۡنَاve
can verdikبِهِۦonunla
(su ile)بَلۡدَةٗbir
ülkeyeمَّيۡتٗاۚölüكَذَٰلِكَişte
öyledirٱلۡخُرُوجُçıkış
ANLAMI
Gökten bereketli bir su indirdik, kullara rızık olmak üzere
onunla bahçeler, biçilecek taneli ekinler, küme küme
tomurcukları olan boylu hurma ağaçları yetiştirdik. O su ile ölü
yeri dirilttik. İşte insanların diriltilmesi de böyledir.
ANLAMI
Onlardan önce Nuh milleti, Ressliler, Semud, Ad, Firavun
milletleri, Lut'un kardeşleri, Eykeliler, Tubba milleti de
yalanlamışlardı; evet bunların hepsi peygamberleri
yalanlamışlardı da tehdidim gerçekleşmişti.
ANLAMI
Onlardan önce Nuh milleti, Ressliler, Semud, Ad, Firavun
milletleri, Lut'un kardeşleri, Eykeliler, Tubba milleti de
yalanlamışlardı; evet bunların hepsi peygamberleri
yalanlamışlardı da tehdidim gerçekleşmişti.
ANLAMI
Onlardan önce Nuh milleti, Ressliler, Semud, Ad, Firavun
milletleri, Lut'un kardeşleri, Eykeliler, Tubba milleti de
yalanlamışlardı; evet bunların hepsi peygamberleri
yalanlamışlardı da tehdidim gerçekleşmişti.
Ayet 15Arapça
Ayet
أَفَعَيِينَاaciz
mi kaldık?بِٱلۡخَلۡقِyaratıştaٱلۡأَوَّلِۚilkبَلۡdoğrusuهُمۡonlarفِيiçindedirlerلَبۡسٖkuşkuمِّنۡbir
yaratmadanخَلۡقٖ*جَدِيدٖyeni
ANLAMI
Biz ilk yaratışta yorulduk mu Hayır; onlar yeniden
yaratılmaktan şüphe etmektedirler.
ANLAMI
Allah: "Ey sürücü ve şahit! Her inatçı inkarcıyı, iyiliklere
boyuna engel olan, mütecaviz, şüpheye düşüren, Allah'ın yanında
başka tanrı benimseyen kişiyi cehenneme atın, onu çetin bir
azaba sokun" buyurur.
ANLAMI
Allah: "Ey sürücü ve şahit! Her inatçı inkarcıyı, iyiliklere
boyuna engel olan, mütecaviz, şüpheye düşüren, Allah'ın yanında
başka tanrı benimseyen kişiyi cehenneme atın, onu çetin bir
azaba sokun" buyurur.
Ayet 26Arapça
Ayet
ٱلَّذِيo
kiجَعَلَedindiمَعَile
beraberٱللَّهِAllahإِلَٰهًاtanrılarءَاخَرَbaşkaفَأَلۡقِيَاهُbundan
dolayı onu atınفِيbir
azabaٱلۡعَذَابِ*ٱلشَّدِيدِçetin
ANLAMI
Allah: "Ey sürücü ve şahit! Her inatçı inkarcıyı, iyiliklere
boyuna engel olan, mütecaviz, şüpheye düşüren, Allah'ın yanında
başka tanrı benimseyen kişiyi cehenneme atın, onu çetin bir
azaba sokun" buyurur.
Ayet 27Arapça
Ayet
۞قَالَdedi
kiقَرِينُهُۥarkadaşıرَبَّنَاRabbimizمَآben
onu azdırmadımأَطۡغَيۡتُهُۥ*وَلَٰكِنzatenكَانَidiفِيiçindeضَلَٰلِۭbir
sapıklıkبَعِيدٖderin
ANLAMI
Yanındaki şeytan: "Rabbimiz! Ben onu azdırmadım, fakat kendisi
derin bir sapıklıktaydı" der.
ANLAMI
Cennet, Allah'a karşı gelmekten sakınanlara yaklaştırılır, zaten
uzakta değildir.
Ayet 32Arapça
Ayet
هَٰذَاişte
budurمَاsize
va'dedilenتُوعَدُونَ*لِكُلِّdaimaأَوَّابٍ(Allah'a)
yüz tutanحَفِيظٖkoruyan
ANLAMI
Onlara: "İşte bu cennet, Allah'a yönelen, O'nun buyruklarına
riayet eden; görmediği Rahman'dan korkan, Allah'a yönelmiş bir
kalble gelen sizlere, hepinize söz verilen yerdir. Oraya
esenlikle girin; işte sonsuzluk günü budur" denir.
ANLAMI
Onlara: "İşte bu cennet, Allah'a yönelen, O'nun buyruklarına
riayet eden; görmediği Rahman'dan korkan, Allah'a yönelmiş bir
kalble gelen sizlere, hepinize söz verilen yerdir. Oraya
esenlikle girin; işte sonsuzluk günü budur" denir.
ANLAMI
Onlara: "İşte bu cennet, Allah'a yönelen, O'nun buyruklarına
riayet eden; görmediği Rahman'dan korkan, Allah'a yönelmiş bir
kalble gelen sizlere, hepinize söz verilen yerdir. Oraya
esenlikle girin; işte sonsuzluk günü budur" denir.
ANLAMI
Orada dilediklerini bulurlar. Katımızda fazlası da vardır.
SAYFA 520
Ayet 36Arapça
Ayet
وَكَمۡve
nicesiniأَهۡلَكۡنَاhelak
etmiştikقَبۡلَهُمbunlardan
önceمِّنkuşaklardanقَرۡنٍ*هُمۡonlarأَشَدُّdaha
kuvvetli idiمِنۡهُمbunlardanبَطۡشٗاtutuşuفَنَقَّبُواْgezip
dolaşmışlardıفِيülkelerdeٱلۡبِلَٰدِ*هَلۡ(var)
mı?مِنhiçمَّحِيصٍkaçacak
yer
ANLAMI
Bu inkarcılardan önce, kendilerinden daha kuvvetli olan, diyar
diyar dolaşan nice nesilleri yok etmişizdir. Kurtuluşu var mı?
Ayet 37Arapça
Ayet
إِنَّmuhakkak
kiفِيvardırذَٰلِكَbundaلَذِكۡرَىٰbir
öğütلِمَنkimse
içinكَانَolanلَهُۥonunقَلۡبٌkalbiأَوۡyahutأَلۡقَىverenٱلسَّمۡعَkulakوَهُوَve
oشَهِيدٞşahid
olarak
ANLAMI
Doğrusu bunda, kalbi olana veya hazır bulunup kulak verene ders
vardır.