MUHAMMED SURESİ            ANASAYFAYA DÖN

بِسْمِ اللَّهِ الرَّحْمٰنِ الرَّحِيمِ


SAYFA 507
Ayet 1 Arapça Ayet
ٱلَّذِينَkimselerinكَفَرُواْinkar eden(lerin)وَصَدُّواْve engel olanlarınعَن(Allah) yoludanسَبِيلِ*ٱللَّهِAllahأَضَلَّboşa çıkarmıştırأَعۡمَٰلَهُمۡişlerini
 
ANLAMI
Allah, inkar edenlerin ve kendi yolundan alıkoyanların işlerini boşa çıkarır.
Ayet 2 Arapça Ayet
وَٱلَّذِينَve kimselerinءَامَنُواْinanan(ların)وَعَمِلُواْve yapanlarınٱلصَّـٰلِحَٰتِiyi işlerوَءَامَنُواْve inananlarınبِمَاindirileneنُزِّلَ*عَلَىٰMuhammed'eمُحَمَّدٖ*وَهُوَki oٱلۡحَقُّgerçektirمِنtarafındanرَّبِّهِمۡRableriكَفَّرَörtmüştürعَنۡهُمۡonlardanسَيِّـَٔاتِهِمۡgünahlarınıوَأَصۡلَحَve düzeltmiştirبَالَهُمۡhallerini
 
ANLAMI
İnanıp yararlı iş işleyenlerin ve Muhammed'e, Rablerinden bir gerçek olarak indirilene inananların kötülüklerini Allah örter ve durumlarını düzeltir.
Ayet 3 Arapça Ayet
ذَٰلِكَbu böyledirبِأَنَّçünküٱلَّذِينَkimselerكَفَرُواْinkar eden(ler)ٱتَّبَعُواْuymuşlardırٱلۡبَٰطِلَbatılaوَأَنَّve şüphesizٱلَّذِينَkiءَامَنُواْinananlar iseٱتَّبَعُواْuymuşlardırٱلۡحَقَّhakkaمِنgelenرَّبِّهِمۡۚRablerindenكَذَٰلِكَişte böyleيَضۡرِبُanlatırٱللَّهُAllahلِلنَّاسِinsanlaraأَمۡثَٰلَهُمۡonların durumlarını
 
ANLAMI
Bu, inkar edenlerin batıla uymaları ve inananların Rablerinden gelen gerçeğe uymalarından ötürü böyledir. Allah böylece insanlara kendilerinin misallerini anlatır.
Ayet 4 Arapça Ayet
فَإِذَاzamanلَقِيتُمُkarşılaştığınızٱلَّذِينَkimselerleكَفَرُواْinkar eden(lerle)فَضَرۡبَvurunٱلرِّقَابِboyunlarınıحَتَّىٰٓnihayetإِذَآzamanأَثۡخَنتُمُوهُمۡonları iyice vurup sindirdiğinizفَشُدُّواْsıkıca bağlayınٱلۡوَثَاقَbağıفَإِمَّاisterمَنَّۢاiyilikle (bırakırsınız)بَعۡدُondan sonraوَإِمَّاveyaفِدَآءًfidye alırsınızحَتَّىٰkadarتَضَعَbırakıncayaٱلۡحَرۡبُharbأَوۡزَارَهَاۚağırlıklarınıذَٰلِكَۖişteوَلَوۡşayetيَشَآءُdileseydiٱللَّهُAllahلَٱنتَصَرَöc alırdıمِنۡهُمۡonlardanوَلَٰكِنfakatلِّيَبۡلُوَاْdenemek içinبَعۡضَكُمbir kısmınızıبِبَعۡضٖۗdiğeriyleوَٱلَّذِينَkimselerinقُتِلُواْöldürülen(lerin)فِي(Allah) yolundaسَبِيلِ*ٱللَّهِAllahفَلَنaslaيُضِلَّzayi etmeyecektirأَعۡمَٰلَهُمۡyaptıkları işleri
 
ANLAMI
Savaşta inkar edenlerle karşılaştığınızda boyunlarını vurun; sonunda onlara üstün geldiğinizde onları esir alın; savaş sona erince onları ya karşılıksız, ya da fidye ile salıverin; Allah dilemiş olsaydı, onlardan başka türlü öç alabilirdi, bunun böyle olması, kiminizi kiminizle denemek içindir. Allah, kendi yolunda öldürülenlerin işlerini boşa çıkarmaz.
Ayet 5 Arapça Ayet
سَيَهۡدِيهِمۡonları doğru yola iletecektirوَيُصۡلِحُve düzeltecektirبَالَهُمۡdurumlarını
 
ANLAMI
Onları doğru yola eriştirir, durumlarını düzeltir.
Ayet 6 Arapça Ayet
وَيُدۡخِلُهُمُonları sokacaktırٱلۡجَنَّةَcenneteعَرَّفَهَاtanımladığıلَهُمۡkendilerine
 
ANLAMI
Onları, kendilerine anlattığı cennete koyar.
Ayet 7 Arapça Ayet
يَـٰٓأَيُّهَاeyٱلَّذِينَkimselerءَامَنُوٓاْinanan(lar)إِنeğerتَنصُرُواْsiz yardım edersenizٱللَّهَAllah(ın dinin)eيَنصُرۡكُمۡ(O da) size yardım ederوَيُثَبِّتۡve sağlam tutarأَقۡدَامَكُمۡayaklarınızı
 
ANLAMI
Ey inananlar! Siz Allah'ın dinine yardım ederseniz, O da size yardım eder, ayaklarınızı savaşta sabit kılar.
Ayet 8 Arapça Ayet
وَٱلَّذِينَkimselere iseكَفَرُواْinkar eden(lere)فَتَعۡسٗاyıkımلَّهُمۡonlara olsunوَأَضَلَّve boşa çıkarmıştırأَعۡمَٰلَهُمۡonların işlerini
 
ANLAMI
İnkar edenlere ise, yıkım ve yokluk olsun! Allah onların işlerini boşa çıkarır.
Ayet 9 Arapça Ayet
ذَٰلِكَböyledirبِأَنَّهُمۡçünkü onlarكَرِهُواْhoşlanmamışlardırمَآindirdiğindenأَنزَلَ*ٱللَّهُAllah'ınفَأَحۡبَطَ(Allah da) heder etmiştirأَعۡمَٰلَهُمۡonların amellerini
 
ANLAMI
Bu, Allah'ın indirdiğini beğenmediklerinden ötürüdür. İşlerini Allah bunun için boşa çıkarmıştır.
Ayet 10 Arapça Ayet
۞أَفَلَمۡgezip dolaşmadılar mı?يَسِيرُواْ*فِيyeryüzündeٱلۡأَرۡضِ*فَيَنظُرُواْgörsünlerكَيۡفَnasılكَانَolduğunuعَٰقِبَةُsonununٱلَّذِينَkimselerinمِنkendilerinden öncekiقَبۡلِهِمۡۖ*دَمَّرَyıkıp başlarına geçirmiştirٱللَّهُAllahعَلَيۡهِمۡۖonlarıوَلِلۡكَٰفِرِينَkafirlere de vardırأَمۡثَٰلُهَاonun benzeri sonuçlar
 
ANLAMI
Yeryüzünde dolaşıp kendilerinden öncekilerin sonlarının nasıl olduğuna bakmazlar mı Allah onları yere geçirmiştir; inkarcılara da onların başına gelenin benzerleri vardır.
Ayet 11 Arapça Ayet
ذَٰلِكَbu böyledirبِأَنَّçünküٱللَّهَAllahمَوۡلَىkoruyucusudurٱلَّذِينَkimselerinءَامَنُواْinanan(ların)وَأَنَّve şüphesizٱلۡكَٰفِرِينَkafirlerin iseلَاyokturمَوۡلَىٰkoruyucularıلَهُمۡonların
 
ANLAMI
Çünkü Allah inananların sahibidir. Kafirlerin ise sahibi yoktur.
SAYFA 508
Ayet 12 Arapça Ayet
إِنَّşüphesizٱللَّهَAllahيُدۡخِلُsokarٱلَّذِينَkimseleriءَامَنُواْinanan(ları)وَعَمِلُواْve yapanlarıٱلصَّـٰلِحَٰتِiyi işlerجَنَّـٰتٖcennetlereتَجۡرِيakan;مِنaltlarındanتَحۡتِهَا*ٱلۡأَنۡهَٰرُۖırmaklarوَٱلَّذِينَkimseler iseكَفَرُواْinkar eden(ler)يَتَمَتَّعُونَ(dünyada) biraz yaşarlarوَيَأۡكُلُونَve yerlerكَمَاgibiتَأۡكُلُyediğiٱلۡأَنۡعَٰمُhayvanlarınوَٱلنَّارُve ateştirمَثۡوٗىyerleriلَّهُمۡonların
 
ANLAMI
Doğrusu Allah, inanıp yararlı işler işleyenleri içlerinden ırmaklar akan cennetlere koyar. Durakları ateş olduğu halde kafirler, zevklenirler ve hayvanlar gibi yerler.
Ayet 13 Arapça Ayet
وَكَأَيِّنnicesiniمِّنkent(ler)denقَرۡيَةٍ*هِيَ(öyle ki)أَشَدُّdaha şiddetliydiقُوَّةٗkuvvet bakımındanمِّنsenin kentindenقَرۡيَتِكَ*ٱلَّتِيٓseni çıkardıklarıأَخۡرَجَتۡكَ*أَهۡلَكۡنَٰهُمۡbiz yok ettikفَلَاve olmadıنَاصِرَyardım edenلَهُمۡonlara
 
ANLAMI
Seni sürüp çıkaran şehirden daha kuvvetli olan nice şehirler yok ettik. Yardım edenleri bulunmadı.
Ayet 14 Arapça Ayet
أَفَمَنkimse olur mu?كَانَolanعَلَىٰüzerindeبَيِّنَةٖbir delilمِّنRabbindenرَّبِّهِۦ*كَمَنkimseler gibiزُيِّنَsüslendirilenلَهُۥkendilerineسُوٓءُkötüعَمَلِهِۦişiوَٱتَّبَعُوٓاْve uyanأَهۡوَآءَهُمkeyiflerine
 
ANLAMI
Rabbinin katından bir belgesi olan kimse, kötü işi kendisine güzel gösterilen kimseye benzer mi Bunlar heveslerine uymuşlardır.
Ayet 15 Arapça Ayet
مَّثَلُdurumu (şudur)ٱلۡجَنَّةِcennetinٱلَّتِيsöz verilenوُعِدَ*ٱلۡمُتَّقُونَۖmuttakilereفِيهَآiçinde vardırأَنۡهَٰرٞırmaklarıمِّنsudanمَّآءٍ*غَيۡرِolmayanءَاسِنٖbozulmaوَأَنۡهَٰرٞve ırmaklarıمِّنsüttenلَّبَنٖ*لَّمۡdeğişmeyenيَتَغَيَّرۡ*طَعۡمُهُۥtadıوَأَنۡهَٰرٞve ırmaklarıمِّنۡşaraptanخَمۡرٖ*لَّذَّةٖlezzet verenلِّلشَّـٰرِبِينَiçenlereوَأَنۡهَٰرٞve ırmaklarıمِّنۡbaldanعَسَلٖ*مُّصَفّٗىۖsüzmeوَلَهُمۡve onlar için vardırفِيهَاoradaمِنher çeşittenكُلِّ*ٱلثَّمَرَٰتِmeyvalarوَمَغۡفِرَةٞve bağışlama (vardır)مِّنRablerindenرَّبِّهِمۡۖ*كَمَنۡkimseler gibi olur mu?هُوَoخَٰلِدٞebedi kalanفِيateşteٱلنَّارِ*وَسُقُواْve içirildiğiمَآءًsuyunحَمِيمٗاsıcakفَقَطَّعَparça parça kesenأَمۡعَآءَهُمۡbarsaklarını
 
ANLAMI
Allah'a karşı gelmekten sakınanlara söz verilen cennet şöyledir: Orada temiz su ırmakları, tadı bozulmayan süt ırmakları, içenlere zevk veren şarap ırmakları, süzme bal ırmakları vardır. Onlara orada her türlü ürün ve Rablerinden mağfiret vardır. Bunların durumu, ateşte temelli kalan ve bağırsaklarını parça parça edecek kaynar su içirilen kimselerin durumu gibi olur mu?
Ayet 16 Arapça Ayet
وَمِنۡهُمve onlardanمَّنkimisiيَسۡتَمِعُseni dinlerإِلَيۡكَgelipحَتَّىٰٓnihayetإِذَاzamanخَرَجُواْçıktıklarıمِنۡsenin yanındanعِندِكَ*قَالُواْderlerلِلَّذِينَolanlaraأُوتُواْverilmişٱلۡعِلۡمَbilgiمَاذَاne?قَالَsöylediءَانِفًاۚaz önceأُوْلَـٰٓئِكَonlarٱلَّذِينَkimselerdirطَبَعَmühürlediğiٱللَّهُAllah'ınعَلَىٰüzeriniقُلُوبِهِمۡkalbleriوَٱتَّبَعُوٓاْve ardına düşmüşأَهۡوَآءَهُمۡkeyiflerinin
 
ANLAMI
Onların içinde seni dinleyenler vardır; sonra senin yanından çıkınca, bilgili kimselere "Az önce ne demişti?" diye sorarlar. İşte bunlar, Allah'ın kalblerini mühürlemiş olduğu, kendi heveslerine uyan kimselerdir.
Ayet 17 Arapça Ayet
وَٱلَّذِينَkimselere gelinceٱهۡتَدَوۡاْhidayet bulan(lara)زَادَهُمۡonların artırmıştırهُدٗىhidayetleriniوَءَاتَىٰهُمۡve onlara vermiştirتَقۡوَىٰهُمۡkorunmalarını
 
ANLAMI
Doğru yolu bulanların ise Allah doğruluklarını artırır, onların karşı gelmekten sakınmalarını sağlar.
Ayet 18 Arapça Ayet
فَهَلۡbekliyorlarmı?يَنظُرُونَ*إِلَّاyalnızcaٱلسَّاعَةَsa'atinأَنkendilerine gelmesiniتَأۡتِيَهُم*بَغۡتَةٗۖansızınفَقَدۡişteجَآءَgeldiأَشۡرَاطُهَاۚonun belirtileriفَأَنَّىٰneden mümkün olsun?لَهُمۡonlaraإِذَاsonraجَآءَتۡهُمۡkendilerine geldiktenذِكۡرَىٰهُمۡöğüt almaları
 
ANLAMI
Onlar kıyamet gününün kendilerine ansızın gelmesini mi bekliyorlar. Şüphesiz onun alametleri belirmiştir. Kendilerine gelip çatınca ibret almaları neye yarar?
Ayet 19 Arapça Ayet
فَٱعۡلَمۡbil kiأَنَّهُۥki oلَآyokturإِلَٰهَtanrıإِلَّاbaşkaٱللَّهُAllah'tanوَٱسۡتَغۡفِرۡve mağfiret dileلِذَنۢبِكَkendi günahın içinوَلِلۡمُؤۡمِنِينَve inanan erkekler içinوَٱلۡمُؤۡمِنَٰتِۗve inanan kadınlar içinوَٱللَّهُve Allahيَعۡلَمُbilirمُتَقَلَّبَكُمۡdönüp dolaşacağınız yeriوَمَثۡوَىٰكُمۡve varıp duracağınız yeri
 
ANLAMI
Bil ki, Allah'tan başka tanrı yoktur; kendinin, inanmış erkek ve kadınların günahlarının bağışlanmasını dile. Allah, gezip dolaştığınız ve duracağınız yerleri bilir.
SAYFA 509
Ayet 20 Arapça Ayet
وَيَقُولُve derlerٱلَّذِينَkimselerءَامَنُواْinanan(lar)لَوۡلَاdeğil miydi?نُزِّلَتۡindirilmeliسُورَةٞۖbir sureفَإِذَآzamanأُنزِلَتۡindirildiğiسُورَةٞbir sureمُّحۡكَمَةٞhükmü açıkوَذُكِرَve söz edilinceفِيهَاondaٱلۡقِتَالُsavaştanرَأَيۡتَgörürsünٱلَّذِينَkimselerinفِيbulunanقُلُوبِهِمkalblerindeمَّرَضٞhastalıkيَنظُرُونَbaktıklarınıإِلَيۡكَsanaنَظَرَbakışı gibiٱلۡمَغۡشِيِّbaygınlık çökmüşعَلَيۡهِüzerineمِنَölümdenٱلۡمَوۡتِۖ*فَأَوۡلَىٰdaha yakınلَهُمۡonlara
 
ANLAMI
İnananlar: "Keşke bir süre indirilse de cihada çıksak" derlerdi. Fakat hükmü açık bir süre inip, orada savaş zikredilince, kalblerinde hastalık olanların, ölüm korkusuyla bayılmış kimselerin bakışları gibi, sana baktıklarını gördün. Oysa onlara itaat etmek ve uygun olanı söylemek yaraşırdı. İş ciddileşince Allah'a verdikleri yeminde doğruluk gösterselerdi, onların iyiliğine olurdu.
Ayet 21 Arapça Ayet
طَاعَةٞita'at etmektirوَقَوۡلٞve söylemektirمَّعۡرُوفٞۚgüzelفَإِذَاzamanعَزَمَazmedildiğiٱلۡأَمۡرُişeفَلَوۡşayetصَدَقُواْsadık kalsalardıٱللَّهَAllah'aلَكَانَelbette olurduخَيۡرٗاdaha iyiلَّهُمۡkendileri için
 
ANLAMI
İnananlar: "Keşke bir süre indirilse de cihada çıksak" derlerdi. Fakat hükmü açık bir süre inip, orada savaş zikredilince, kalblerinde hastalık olanların, ölüm korkusuyla bayılmış kimselerin bakışları gibi, sana baktıklarını gördün. Oysa onlara itaat etmek ve uygun olanı söylemek yaraşırdı. İş ciddileşince Allah'a verdikleri yeminde doğruluk gösterselerdi, onların iyiliğine olurdu.
Ayet 22 Arapça Ayet
فَهَلۡöyle mi?عَسَيۡتُمۡbelki deإِنeğerتَوَلَّيۡتُمۡişbaşına gelecek olursanızأَنbozgunculuk yapacaksınızتُفۡسِدُواْ*فِيyeryüzündeٱلۡأَرۡضِ*وَتُقَطِّعُوٓاْve koparacaksınızأَرۡحَامَكُمۡrahimleri (akrabalık bağlarını)
 
ANLAMI
Geri dönerseniz yeryüzünde bozgunculuk yapmanız ve akrabalık bağlarını kesmeniz beklenmez mi sizden?
Ayet 23 Arapça Ayet
أُوْلَـٰٓئِكَonlarٱلَّذِينَkimselerdirلَعَنَهُمُla'netlediğiٱللَّهُAllah'ınفَأَصَمَّهُمۡsağır yaptığıوَأَعۡمَىٰٓve kör ettiğiأَبۡصَٰرَهُمۡgözlerini
 
ANLAMI
İşte, Allah'ın lanetlediği, sağır kıldığı ve gözlerini kör ettiği bunlardır.
Ayet 24 Arapça Ayet
أَفَلَاdüşünmüyorlar mı?يَتَدَبَّرُونَ*ٱلۡقُرۡءَانَKur'an'ıأَمۡyoksaعَلَىٰüzerindeقُلُوبٍkalbler(inin)أَقۡفَالُهَآkilitleri (-mi var?)
 
ANLAMI
Bunlar Kuran'ı düşünmezler mi Yoksa kalbleri kilitli midir?
Ayet 25 Arapça Ayet
إِنَّşüphesizٱلَّذِينَkimselereٱرۡتَدُّواْdönen(lere)عَلَىٰٓüzerineأَدۡبَٰرِهِمarkalarıمِّنۢsonraبَعۡدِ*مَاbelli olduktanتَبَيَّنَ*لَهُمُkendilerineٱلۡهُدَىdoğru yolٱلشَّيۡطَٰنُşeytanسَوَّلَsürüklemiştirلَهُمۡonlarıوَأَمۡلَىٰve uzun emellere düşürmüştürلَهُمۡonları
 
ANLAMI
Kendileri için doğru yol belli olduktan sonra ardlarına dönenleri, bu işi yapmaya şeytan sürüklemiş, onlara ümit vermiştir.
Ayet 26 Arapça Ayet
ذَٰلِكَbu böyledirبِأَنَّهُمۡçünkü onlarقَالُواْdedilerلِلَّذِينَkimselereكَرِهُواْhoşlanmayan(lara)مَاindirdiğindenنَزَّلَ*ٱللَّهُAllah'ınسَنُطِيعُكُمۡsize ita'at edeceğizفِيbazısındaبَعۡضِ*ٱلۡأَمۡرِۖişinوَٱللَّهُoysa Allahيَعۡلَمُbiliyorإِسۡرَارَهُمۡonların gizlediklerini
 
ANLAMI
Bu, Allah'ın indirdiğini beğenmeyen kimselerin: "Biz bazı işlerde size itaat edeceğiz" demelerindendir. Allah onların gizlediklerini bilir.
Ayet 27 Arapça Ayet
فَكَيۡفَnice olur?إِذَاcanlarını alırkenتَوَفَّتۡهُمُ*ٱلۡمَلَـٰٓئِكَةُmeleklerيَضۡرِبُونَvurarakوُجُوهَهُمۡyüzlerineوَأَدۡبَٰرَهُمۡve arkalarına
 
ANLAMI
Melekler, onların yüzlerine ve sırtlarına vurarak canlarını alırken durumları nice olur?
Ayet 28 Arapça Ayet
ذَٰلِكَbu böyledirبِأَنَّهُمُçünkü onlarٱتَّبَعُواْardınca gittilerمَآşeylerinأَسۡخَطَkızdıranٱللَّهَAllah'ıوَكَرِهُواْve hoşlanmadılarرِضۡوَٰنَهُۥO'nu razı edecek şeylerdenفَأَحۡبَطَve boşa çıkardıأَعۡمَٰلَهُمۡonların amellerini
 
ANLAMI
Bu, Allah'ı gazablandıran şeye uymaları ve O'nun rızasından hoşnut olmamalarından ötürüdür. Allah da onların işlerini boşa çıkarmıştır.
Ayet 29 Arapça Ayet
أَمۡyoksaحَسِبَsandılar (mı?)ٱلَّذِينَbulunanlarفِي*قُلُوبِهِمkalblerindeمَّرَضٌhastalıkأَنaslaلَّن*يُخۡرِجَortaya çıkarmayacağınıٱللَّهُAllah'ınأَضۡغَٰنَهُمۡkinlerini
 
ANLAMI
Yoksa, kalblerinde hastalık olanlar, Allah'ın onların kinlerini dışarı vurmayacağını mı sandılar?
SAYFA 510
Ayet 30 Arapça Ayet
وَلَوۡşayetنَشَآءُbiz dileseydikلَأَرَيۡنَٰكَهُمۡonları sana gösterirdikفَلَعَرَفۡتَهُمsen onları tanırdınبِسِيمَٰهُمۡۚsimalarındanوَلَتَعۡرِفَنَّهُمۡve onları tanırdınفِيüslubundanلَحۡنِ*ٱلۡقَوۡلِۚsözlerininوَٱللَّهُve Allahيَعۡلَمُbilirأَعۡمَٰلَكُمۡyaptığınız işleri
 
ANLAMI
Eğer dileseydik, Biz onları sana gösterirdik; sen de onları yüzlerinden tanırdın. And olsun ki sen, onları konuşmalarından da tanırsın; Allah işlediklerinizi bilir.
Ayet 31 Arapça Ayet
وَلَنَبۡلُوَنَّكُمۡandolsun biz sizi deneyeceğizحَتَّىٰkadarنَعۡلَمَbilinceyeٱلۡمُجَٰهِدِينَcihadedenleriمِنكُمۡiçinizdenوَٱلصَّـٰبِرِينَve sabredenleriوَنَبۡلُوَاْve sınayacağızأَخۡبَارَكُمۡsöylediğiniz sözleri
 
ANLAMI
And olsun ki sizi, içinizden cihada çıkanları ve sabredenleri meydana çıkarana ve haberlerinizi açıklayana kadar deneyeceğiz.
Ayet 32 Arapça Ayet
إِنَّşüphesizٱلَّذِينَkimselerكَفَرُواْinkar eden(ler)وَصَدُّواْve engel olanlarعَنyolundanسَبِيلِ*ٱللَّهِAllahوَشَآقُّواْve incitenlerٱلرَّسُولَElçiyiمِنۢsonraبَعۡدِ*مَاbelli olduktanتَبَيَّنَ*لَهُمُkendilerineٱلۡهُدَىٰdoğru yolلَنaslaيَضُرُّواْzarar veremezlerٱللَّهَAllah'aشَيۡـٔٗاhiçbirوَسَيُحۡبِطُve boşa çıkaracaktırأَعۡمَٰلَهُمۡonların işlerini
 
ANLAMI
Şüphesiz, inkar edenler, Allah yolundan alıkoyanlar ve kendilerine doğru yol belli olduktan sonra Peygambere karşı gelenler Allah'a hiçbir zarar veremezler. O, onların işlerini boşa çıkaracaktır.
Ayet 33 Arapça Ayet
۞يَـٰٓأَيُّهَاeyٱلَّذِينَkimselerءَامَنُوٓاْinanan(lar)أَطِيعُواْita'at edinٱللَّهَAllah'aوَأَطِيعُواْve ita'at edinٱلرَّسُولَElçi'yeوَلَاveتُبۡطِلُوٓاْboşa çıkarmayınأَعۡمَٰلَكُمۡişlerinizi
 
ANLAMI
Ey inananlar! Allah'a itaat edin, Peygambere itaat edin; işlerinizi boşa çıkarmayın.
Ayet 34 Arapça Ayet
إِنَّşüphesizٱلَّذِينَkimselerكَفَرُواْinkar eden(ler)وَصَدُّواْve engel olanlarعَنyolundanسَبِيلِ*ٱللَّهِAllahثُمَّsonraمَاتُواْölenlerوَهُمۡonlarكُفَّارٞkafir olarakفَلَنaslaيَغۡفِرَaffetmeyecektirٱللَّهُAllahلَهُمۡonları
 
ANLAMI
İnkar edip Allah yolundan alıkoyanları, sonra da inkarcı olarak ölenleri Allah şüphesiz ki bağışlamayacaktır.
Ayet 35 Arapça Ayet
فَلَاaslaتَهِنُواْgevşemeyinوَتَدۡعُوٓاْve davet etmeyinإِلَىbarışaٱلسَّلۡمِ*وَأَنتُمُsiz ikenٱلۡأَعۡلَوۡنَgalip durumdaوَٱللَّهُAllahمَعَكُمۡsizinle beraberdirوَلَنve aslaيَتِرَكُمۡzayi etmeyecektirأَعۡمَٰلَكُمۡsizin amellerinizi
 
ANLAMI
Ey inananlar! Sizler daha üstün olduğunuz halde düşman karşısında gevşemeyin ki barış istemek zorunda kalmayasınız; Allah sizinle beraberdir; sizin işlerinizi eksiltmeyecektir.
Ayet 36 Arapça Ayet
إِنَّمَاşüphesizٱلۡحَيَوٰةُhayatıٱلدُّنۡيَاdünyaلَعِبٞbir oyundurوَلَهۡوٞۚve eğlencedirوَإِنve eğerتُؤۡمِنُواْinanırsanızوَتَتَّقُواْve korunursanızيُؤۡتِكُمۡsize verirأُجُورَكُمۡmükafatlarınızıوَلَاveيَسۡـَٔلۡكُمۡsizden istemezأَمۡوَٰلَكُمۡmallarınızı
 
ANLAMI
Doğrusu dünya hayatı oyun ve oyalanmadır. Eğer inanır ve Allah'a karşı gelmekten sakınırsanız, O, size ecirlerinizi verir; O, sizin mallarınızı tamamen sarfetmenizi istemez.
Ayet 37 Arapça Ayet
إِنeğerيَسۡـَٔلۡكُمُوهَاonları isteseydiفَيُحۡفِكُمۡve sizi sıkıştırsaydıتَبۡخَلُواْcimrilik ederdinizوَيُخۡرِجۡve ortaya çıkarırdıأَضۡغَٰنَكُمۡkinlerinizi
 
ANLAMI
Eğer sizden onları isteyip de sizi zorlarsa, cimrilik edecektiniz, O da kinlerinizi ortaya çıkaracaktı.
Ayet 38 Arapça Ayet
هَـٰٓأَنتُمۡişte sizlerهَـٰٓؤُلَآءِonlarsınız kiتُدۡعَوۡنَçağrılıyorsunuzلِتُنفِقُواْinfak etmeyeفِيyolundaسَبِيلِ*ٱللَّهِAllahفَمِنكُمama içinizdenمَّنkimisiيَبۡخَلُۖcimrilik ediyorوَمَنve kimseيَبۡخَلۡcimrilik edenفَإِنَّمَاşüphesizيَبۡخَلُcimrilik etmiş olurعَنkarşıنَّفۡسِهِۦۚkendi nefsineوَٱللَّهُve Allahٱلۡغَنِيُّzengindirوَأَنتُمُve sizlerٱلۡفُقَرَآءُۚfakirsinizوَإِنve eğerتَتَوَلَّوۡاْyüz çevirecek olursanızيَسۡتَبۡدِلۡyerinize getirirقَوۡمًاbir toplumغَيۡرَكُمۡsizden başkaثُمَّsonraلَاonlar olmazlarيَكُونُوٓاْ*أَمۡثَٰلَكُمsizin gibi
 
ANLAMI
İşte sizler, Allah yolunda sarfetmeye çağırılan kimselersiniz. Kiminiz cimrilik yapıyor ama, cimrilik yapan bilsin ki, ancak kendine karşı cimrilik etmiş olur. Allah zengindir, siz ise fakirsiniz. Eğer O'ndan yüz çevirirseniz sizi ortadan kaldırır, sizin gibi olmayacak bir milleti yerinize getirir.