وَٱلصَّـٰٓفَّـٰتِandolsunصَفّٗاsıra
sıra dizilenlere
ANLAMI
Sıra Sıra duran ve önlerindekini sürdükçe süren ve Allah'ı
andıkça anan meleklere and olsun ki, sizin Tanrınız birdir;
göklerin, yerin ve ikisi arasında bulunanların -doğuların da-
Rabbidir.
Ayet 2Arapça
Ayet
فَٱلزَّـٰجِرَٰتِve
sürenlereزَجۡرٗاbağırıp
ANLAMI
Sıra Sıra duran ve önlerindekini sürdükçe süren ve Allah'ı
andıkça anan meleklere and olsun ki, sizin Tanrınız birdir;
göklerin, yerin ve ikisi arasında bulunanların -doğuların da-
Rabbidir.
Ayet 3Arapça
Ayet
فَٱلتَّـٰلِيَٰتِve
okuyanlaraذِكۡرًاzikir
ANLAMI
Sıra Sıra duran ve önlerindekini sürdükçe süren ve Allah'ı
andıkça anan meleklere and olsun ki, sizin Tanrınız birdir;
göklerin, yerin ve ikisi arasında bulunanların -doğuların da-
Rabbidir.
ANLAMI
Sıra Sıra duran ve önlerindekini sürdükçe süren ve Allah'ı
andıkça anan meleklere and olsun ki, sizin Tanrınız birdir;
göklerin, yerin ve ikisi arasında bulunanların -doğuların da-
Rabbidir.
Ayet 5Arapça
Ayet
رَّبُّRabbidirٱلسَّمَٰوَٰتِgöklerinوَٱلۡأَرۡضِve
yerinوَمَاve
ne varsaبَيۡنَهُمَاbunlar
arasındaوَرَبُّve
Rabbidirٱلۡمَشَٰرِقِdoğuların
ANLAMI
Sıra Sıra duran ve önlerindekini sürdükçe süren ve Allah'ı
andıkça anan meleklere and olsun ki, sizin Tanrınız birdir;
göklerin, yerin ve ikisi arasında bulunanların -doğuların da-
Rabbidir.
ANLAMI
Allah'a eş koşanlara sor: Kendilerini yaratmak mı daha zordur,
yoksa Bizim yarattığımız gökleri yaratmak mı Aslında Biz
kendilerini özlü ve yapışkan çamurdan yaratmışızdır.
Ayet 12Arapça
Ayet
بَلۡhayırعَجِبۡتَsen
şaşıyorsunوَيَسۡخَرُونَonlar
ise alay ediyorlar
ANLAMI
Evet; sen onlara şaşıyorsun, onlar da seni alaya alıyorlar.
Ayet 13Arapça
Ayet
وَإِذَاve
ne zamanذُكِّرُواْöğüt
verilseلَاöğüt
almazlarيَذۡكُرُونَ*
ANLAMI
Onlara öğüt verildiğinde öğüt dinlemezler.
Ayet 14Arapça
Ayet
وَإِذَاve
ne zamanرَأَوۡاْgörselerءَايَةٗbir
mu'cizeيَسۡتَسۡخِرُونَalay
ederler
ANLAMI
Bir mucize gördüklerinde onu eğlenceye alırlar.
Ayet 15Arapça
Ayet
وَقَالُوٓاْve
diyorlarإِنۡdeğildirهَٰذَآbuإِلَّاbaşka
bir şeyسِحۡرٞbir
büyüdenمُّبِينٌapaçık
ANLAMI
"Bu apaçık bir sihirdir; öldüğümüz, toprak ve kemik olduğumuz
zaman, önceki babalarımız yahut biz mi dirileceğiz?" derler.
ANLAMI
Onlara: "İşte bu, yalanladığınız hüküm günüdür" denir.
Ayet 22Arapça
Ayet
۞ٱحۡشُرُواْtoplayınٱلَّذِينَkimseleriظَلَمُواْ(o)
zalim(leri)وَأَزۡوَٰجَهُمۡve
onların eşleriniوَمَاveكَانُواْolduklarınıيَعۡبُدُونَtapıyor(lar)
ANLAMI
İlgililere şöyle emredilir: "Zulmedenleri, onlarla işbirliği
edenleri ve Allah'ı bırakıp da taptıklarını derleyin. Onları
cehennem yoluna koyun."
ANLAMI
İlgililere şöyle emredilir: "Zulmedenleri, onlarla işbirliği
edenleri ve Allah'ı bırakıp da taptıklarını derleyin. Onları
cehennem yoluna koyun."
ANLAMI
İçlerinden biri şöyle der: "Benim bir dostum vardı, bana: 'Sen
de mi, ölüp toprak ve kemik olduğumuz zaman dirilerek ceza
göreceğimizi tasdik edenlerdensin?' derdi."
ANLAMI
İçlerinden biri şöyle der: "Benim bir dostum vardı, bana: 'Sen
de mi, ölüp toprak ve kemik olduğumuz zaman dirilerek ceza
göreceğimizi tasdik edenlerdensin?' derdi."
ANLAMI
İçlerinden biri şöyle der: "Benim bir dostum vardı, bana: 'Sen
de mi, ölüp toprak ve kemik olduğumuz zaman dirilerek ceza
göreceğimizi tasdik edenlerdensin?' derdi."
ANLAMI
İbrahim onlara şöyle söyledi: "Yonttuğunuz şeylere mi
tapıyorsunuz Oysa sizi de, yonttuklarınızı da Allah
yaratmıştır."
Ayet 96Arapça
Ayet
وَٱللَّهُoysa
Allahخَلَقَكُمۡsizi
yaratmıştırوَمَاve
(bu şeyleri)تَعۡمَلُونَyaptığınız
ANLAMI
İbrahim onlara şöyle söyledi: "Yonttuğunuz şeylere mi
tapıyorsunuz Oysa sizi de, yonttuklarınızı da Allah
yaratmıştır."
Ayet 97Arapça
Ayet
قَالُواْdedilerٱبۡنُواْyapınلَهُۥonun
içinبُنۡيَٰنٗاbir
binaفَأَلۡقُوهُve
onu atınفِيateşeٱلۡجَحِيمِ*
ANLAMI
Putperestler: "Onun için bir yapı yapın da onu oradan ateşin
içine atın" dediler.
Ayet 98Arapça
Ayet
فَأَرَادُواْve
istedilerبِهِۦonaكَيۡدٗاbir
tuzak kurmakفَجَعَلۡنَٰهُمُbiz
de onları kıldıkٱلۡأَسۡفَلِينَaşağılıklardan
ANLAMI
Ona düzen kurmak istediler, ama Biz onları altettik.
Ayet 99Arapça
Ayet
وَقَالَve
dedi kiإِنِّيelbette
benذَاهِبٌgideceğimإِلَىٰRabbimeرَبِّي*سَيَهۡدِينِO
beni doğru yola iletecek
ANLAMI
İbrahim: "Doğrusu ben Rabbim uğrunda sizi bırakıp gidiyorum; O
beni doğru yola eriştirir" dedi.
Ayet 100Arapça
Ayet
رَبِّRabbimهَبۡlutfetلِيbanaمِنَiyilerden
(bir çocuk)ٱلصَّـٰلِحِينَ*
ANLAMI
"Rabbim! Bana iyilerden olacak bir çocuk ver" diye yalvardı.
Ayet 101Arapça
Ayet
فَبَشَّرۡنَٰهُona
müjdeledikبِغُلَٰمٍbir
erkek çocukحَلِيمٖhalim
ANLAMI
Biz de ona yumuşak huylu bir oğlan müjdeledik.
Ayet 102Arapça
Ayet
فَلَمَّاne
zaman kiبَلَغَ(çocuk)
erişince;مَعَهُonun
yanındaٱلسَّعۡيَkoşma
çağınaقَالَ(İbrahim
ona) dediيَٰبُنَيَّey
yavrumإِنِّيٓşüphesiz
ki benأَرَىٰgörüyorumفِيuykudaٱلۡمَنَامِ*أَنِّيٓbenأَذۡبَحُكَseni
kesiyorumفَٱنظُرۡ(düşün)
bakمَاذَاne?تَرَىٰۚgörüyorsun
(dersin)قَالَdediيَـٰٓأَبَتِey
babacığımٱفۡعَلۡyapمَاşeyiتُؤۡمَرُۖsana
emredilenسَتَجِدُنِيٓbeni
bulacaksınإِنeğerشَآءَdilerseٱللَّهُAllahمِنَsabredenlerdenٱلصَّـٰبِرِينَ*
ANLAMI
Çocuk kendisinin yanısıra yürümeye başlayınca: "Ey oğulcuğum!
Doğrusu ben uykuda iken seni boğazladığımı görüyorum, bir düşün,
ne dersin?" dedi. "Ey babacığım! Ne ile emrolundunsa yap, Allah
dilerse, sabredenlerden olduğumu göreceksin" dedi.
SAYFA 450
Ayet 103Arapça
Ayet
فَلَمَّآne
zaman kiأَسۡلَمَاikisi
(Allah'ın emrine) teslim oluduوَتَلَّهُۥve
(çocuğu) yıktıلِلۡجَبِينِalnı
üzerine
ANLAMI
Böylece ikisi de Allah' a teslimiyet gösterip, babası oğlunu
alnı üzerine yatırınca Biz: "Ey İbrahim! Rüyayı gerçek yaptın;
işte biz iyi davrananları böylece mükafatlandırırız" diye
seslendik.
Ayet 104Arapça
Ayet
وَنَٰدَيۡنَٰهُve
biz ona seslendikأَنdiyeيَـٰٓإِبۡرَٰهِيمُey
İbrahim
ANLAMI
Böylece ikisi de Allah' a teslimiyet gösterip, babası oğlunu
alnı üzerine yatırınca Biz: "Ey İbrahim! Rüyayı gerçek yaptın;
işte biz iyi davrananları böylece mükafatlandırırız" diye
seslendik.
ANLAMI
Böylece ikisi de Allah' a teslimiyet gösterip, babası oğlunu
alnı üzerine yatırınca Biz: "Ey İbrahim! Rüyayı gerçek yaptın;
işte biz iyi davrananları böylece mükafatlandırırız" diye
seslendik.
وَبَشَّرۡنَٰهُve
ona müjdeledikبِإِسۡحَٰقَİshak'ıنَبِيّٗاbir
peygamber olarakمِّنَiyilerdenٱلصَّـٰلِحِينَ*
ANLAMI
Ona, iyilerden olan İshak'ı peygamber olarak müjdeledik.
Ayet 113Arapça
Ayet
وَبَٰرَكۡنَاve
bereketler verdikعَلَيۡهِkendisineوَعَلَىٰٓveإِسۡحَٰقَۚİshak'aوَمِنonların
neslindenذُرِّيَّتِهِمَا*مُحۡسِنٞiyi
hareket eden de varوَظَالِمٞve
zulmeden deلِّنَفۡسِهِۦkendisineمُبِينٞaçıkça
ANLAMI
Kendisini ve İshak'ı mübarek kıldık; ikisinin soyundan iyi olan
da vardır, açıktan açığa kendisine yazık eden de vardır.
ANLAMI
Milletine: "Allah'a karşı gelmekten sakınmaz mısınız Biçim
verenlerin en iyisi olan, sizin de Rabbiniz, önceki
babalarınızın da Rabbi bulunan Allah'ı bırakıp da Baal putuna mı
taparsınız?" demişti.
ANLAMI
Milletine: "Allah'a karşı gelmekten sakınmaz mısınız Biçim
verenlerin en iyisi olan, sizin de Rabbiniz, önceki
babalarınızın da Rabbi bulunan Allah'ı bırakıp da Baal putuna mı
taparsınız?" demişti.
ANLAMI
Milletine: "Allah'a karşı gelmekten sakınmaz mısınız Biçim
verenlerin en iyisi olan, sizin de Rabbiniz, önceki
babalarınızın da Rabbi bulunan Allah'ı bırakıp da Baal putuna mı
taparsınız?" demişti.
SAYFA 451
Ayet 127Arapça
Ayet
فَكَذَّبُوهُonu
yalanladılarفَإِنَّهُمۡbundan
dolayı onlarلَمُحۡضَرُونَ(azaba)
getirileceklerdir
ANLAMI
Bunun üzerine onu yalanlamışlardı. Allah'ın O'na içten bağlı
kulları bir yana, bunların hepsi cehenneme götürüleceklerdi.
ANLAMI
Allah'la cinler (melekler) arasında da bir soy bağı icadettiler.
And olsun ki, cinler de, kendilerinin (bunu söyleyenlerin) hesap
yerine götürüleceklerini bilirler.
ANLAMI
Melekler şöyle derler: "Bizim her birimizin bilinen bir makamı
vardır. Şüphesiz biz sıra sıra duranlarız, şüphesiz biz Allah'ı
tesbih edenleriz."
Ayet 165Arapça
Ayet
وَإِنَّاve
elbette bizizلَنَحۡنُmuhakkak
bizٱلصَّآفُّونَo
saf saf dizilenler
ANLAMI
Melekler şöyle derler: "Bizim her birimizin bilinen bir makamı
vardır. Şüphesiz biz sıra sıra duranlarız, şüphesiz biz Allah'ı
tesbih edenleriz."
ANLAMI
Melekler şöyle derler: "Bizim her birimizin bilinen bir makamı
vardır. Şüphesiz biz sıra sıra duranlarız, şüphesiz biz Allah'ı
tesbih edenleriz."